16 Şubat 2012 Perşembe

WAR HORSE/SAVAŞ ATI (2011)

Yönetmen: Steven Spielberg
Oyuncular: Jeremy Irvine, Niels Arestrup
Başlıca ödül ve adaylıklar:
-En iyi film dahil 6 Oscar adaylığı
-5 BAFTA adaylığı
-En iyi film ve müzik dallarında Altın Küre adaylığı
IMDB Puanı: 7,3/10
Estar Abi Puanları:
-Steven Spielberg: 7
-Janusz Kaminski (görüntü yönetmeni): 10
-Michael Kahn (kurgu): 8
-John Williams (müzik): 5
-Lee Hall (senaryo): 9
Genel Puan: 8/10

Steven Spielberg filmleri, kendisine çektiği ve izleyiciye çektiği filmler olarak ikiye ayrılabilir. Ne tuhaftır ki kendisi için çektiği bazı filmler (E.T.Close Encounters of the Third Kind/Üçüncü Türle Yakınlaşmalar vs...) izleyicinin de büyük beğenisine ulaşmış; öte yandan izleyici ve gişe için çektiği bazı filmler de (A.I./Yapay Zeka, Empire of the Sun/Güneş İmparatorluğu vs...) pek beğenilmeden, yönetmenin kişisel arşivinin tozlu raflarına gönderilmişti. Bir ana akım yönetmen olarak aynı zamanda prodüktörlükle de iştigal eden Spielberg yılda en az 4 filmin yapımcılığını üstlenince kendi çektiği filmlere daha az emek sarfeder oldu. Ama özellikle bu yıl çektiği 2 filmde amaçlarını tam olarak tutturdu.

The Adventures of Tintin/Ten Ten'in Maceraları'nda ilk defa 3 boyutlu görüntüyü deneyen Spielberg, şüphesiz bu adımı hem yenilenmiş teknolojiye ayak uydurabilmek hem de bir blockbuster daha üretebilmek adına atmıştı. Filmi beraber kotardığı Peter Jackson'ın çocukluk hayali King Kong'u filme alma şansını yakalaması gibi Spielberg de bir yandan çok sevdiği Ten Ten'i çekmeyi başararak bir başka amacını daha gerçekleştirmiş oldu. Ünlü yönetmen, Savaş Atı'nda büyük bir gişe başarısı ya da Oscar ödülleri beklemiyordu. Bunu filmin minimal tavrından bile rahatça anlayabiliyoruz. Beklediği de oldu sayılır. Savaş Atı bir Spielberg filmi için "mütevazı" bir gişe elde edip, Oscar ödüllerinde ana ödül dışında yan adaylıklar elde edebildi.

Spielberg, çocuk kitapları yazarı Michael Morpurgo'nun 1982'de basılan romanı Savaş Atı'nı kişisel olarak çok beğenmiş ve "çocuk ve uzaylı dostluğu", "çocuk ve robot dostluğu" gibi daha evvel kullandığı temalarının yanına bir de "çocuk ve hayvan dostluğu" temasını da eklemiş. Bu temayı çekici kılabilmek adına da filmini 1. Dünya Savaşı sosuna bulamış. Ama bu sosu da amatörce bir tavır alıp bir arka fon kullanımı biçiminde işlememiş. Savaş sahnelerine de gereken önemi vermiş. Paths of Glory/Zafer Yolları'ndan anımsayabileceğimiz, 1. Savaş'ın meşhur hendeklerinde geçen kimi sahneler ve ara duraklar filmin savaş temasındaki başarısını kanıtlar nitelikte.



Çok iyi bir storyteller olan ve Yeni Hollywood akımını çağdaşlarıyla beraber hikaye anlatımında yeni açılımlar geliştirerek ilerleten Spielberg, bu özelliğini Savaş Atı'nda mükemmelen kullanmış. Filmin ana mevzuya girişte gecikmesini saymazsak, bütün bir film asla rayından çıkmayan bir tren gibi engelsiz bir biçimde ilerlemiş. Tabii bunda ilk defa Spielberg ile beraber dijital kurgu kullanan Michael Kahn'ın da etkisi çok önemli... Janusz Kaminski'nin film dışında da tek başına ele alınması gereken sinematografisi için söylenebilecek tek şey, Kaminski'nin Spielberg'in yönetmenliğinin ikinci devresi için müthiş bir şans olduğu. Kaminski daha önce Munich'te zamansal dokuyu, Schindler's List'te siyah-beyaz tecrübeyi, Saving Private Ryan'da ise ses kurgusu ile senkronize çalışmayı tecrübe etmişti. Usta, Savaş Atı'nda da mekansal dokuyu ön plana çıkarma konusundaki hünerlerini gösterebildi. Sinemanın Martin Scorsese, Clint Eastwood gibi büyük yönetmenlerinin filmlerinde hep aynı ekibi görürsünüz. Bu yönetmenlerin büyük olmasının bir sebebidir hep aynı isimlerle çalışmak. Bu adeti Yeni Hollywood'da ilk başlatan kişilerden biri olarak Spielberg de yönetmenliğinde Munich'ten bu yana geçirdiği gerileme sürecini kapatabiliyorsa bu biraz da ekip alışkanlığının avantajından yararlanmasından kaynaklanıyor. Öte yandan, bu filmde nispeten daha az tanınırlığa sahip oyuncularla çalışan Spielberg'in Savaş Atı'nda, Un Prophete filminde neredeyse Marlon Brando kalitesini yakalayan Niels Arestrup'a yer vermesi, hangi oyuncudan yüksek performans alacağını artık adı gibi bilen bir tecrübenin seçiminden başka bir şey değildi.

Son olarak belirtmeliyim ki Savaş Atı, sanırım kimsenin müthiş bir başyapıt demeyeceği bir film. Yerden yere vuranı da pek çıkmaz. Genel olarak izleyip keyif alan ama ikinci bir defa izlemeyi kabul etmeyecek bir seyirci kitlesine sahip olacak bu film. Ama izleyici olarak hangi kategoriye girerseniz girin atı tellerden kurtarma sahnesinin aklınızdan çıkmayacağına eminim. Bu filmin bir zirve sahnesi varsa bu da kesinlikle o sahnedir. Sık sık savaş karşıtı filmler çeken, hatta savaşanları onurlandırdığı savaş filmlerinde bile savaşın ne kadar aptalca ve dehşet verici bir şey olduğunu ortaya koyan Spielberg'in o zirvelerinden biri bu sahne. Peter ve Colins'in küçük sohbetinden çıkaracak çok ders var.

İlginç Bilgi: Filmde 14 farklı at kullanılmış. Atlı sahnelerin çok azında CGI efektine başvurulmuş. Ana at Finder, Seabiscuit filminde de yer almış.

0 yorum: