3 Ocak 2012 Salı

ÖZGÜR ŞAHİN'İN KALEMİNDEN: THE HELP (2011)

Yönetmen: Tate Taylor
Oyuncular: Emma Stone, Viola Davis, Octavia Spencer
Başlıca ödül ve adaylıklar:
-En iyi film dahil 5 Altın Küre adaylığı
-Los Angeles, San Diego ve New York Film Eleştirmenleri en iyi yardımcı aktrist ödülü (Jessica Chastain)
IMDB Puanı: 8/10
Özgür Şahin Puanları:
-Viola Davis: 7
-Octavia Spencer: 7
-Jessica Chastain: 8
-Tate Taylor (yönetmen-senarist): 6-10
Genel Puan: 7/10

Kadin yazar Kathryn Stockett'in 2009 yilinda yayimladigi, en cok satanlar listesinde yer almis olan eseri „The Help“', oyuncu-senarist-yönetmen Tate Taylor tarafindan 2011 yilinda beyazperdeye ayni isimle basarili bir sekilde aktarilmis.

Filmde ABD'nin hali vakti yerinde Mississippi eyaletinin Jackson sehrinde yasayan son derece basarili bir ögrenci olan güzel Skeeter'in, mezuniyetinden sonra iyi bir yazar olma cabasini ve ilk eserini yaratma sürecini izliyoruz. Basvuru yaptigi gazete icin „ev temizligi“ ile ilgili bir yaziya soyunan Skeeter, o günler icin hayli hassas bir konu olan siyahi hizmetcilerin yasadiklarini kaleme almak ister. Kiyafetleri, saci ve siyahlara dair olumlu düsünceleriyle ters düstügü beyaz-burjuva ahlaki ve onun en büyük temsilcisi sayilabilecek Hilly'nin hinlikleriyle bas etmesi gereken asi ruhlu genc yazar adayinin en büyük sorunu siyahi hizmetcileri konusturmaktir. Kitabi icin ilk olarak ayaklari yere basan, oglunun ölümünden sonra yasama küsen, dindar bir Hristiyan olan ve annesi hatta büyük annesi gibi iyi bir hizmetci sayilan Aibileen'i düsünen Skeeter, umdugunu baslangicta bulamaz, ancak Aibileen, en yakin arkadasi Minny'nin kocasi tarafindan dövülmesi, diger hizmetcilere yapilan haksizliklar ve oglunun aci bir irkci cinayete kurban gitmesinin verdigi yillanmis acisini dindirebilmek icin cesaretini toplayarak yasadigi kötü tecrübeleri Skeeter'a anlatmaya baslar. Aibileen'in israri üzerine son derece rahat, öz güveni yerinde ve beyaz efendilerinden nefret eden Minny de bu sürece katilir ve en cok sükse yaratacak olan „kakaolu turta“ (!) anekdotuyla kitaba damgasini vurur. Siyahi bir gencin Klu Klux Klan tarafindan öldürülmesinin haberinin yarattigi dehsetin etkisiyle tüm hizmetciler, Skeeter'a konusmaya karar verir. The Help isimli kitap böylece ortaya cikar. Eser raflarda yerini aldiktan sonra büyük bir etki yaratir. Skeeter, bu basariyla New York'ta yazarlik teklifi alirken, Aibileen, hizmetcilikten kovulur ve yazar olmaya karar verir. Minny ise hizmetcilik meslegine seksi ama masum Celia Foote'nin yaninda devam eder.

Bizzat rengarenk görüntülerle ilk anda gözümüzü boyayan Amerikan rüyasinin kabusunu, siyahi hizmetcilerin, ayri tuvaletleri kullanmak zorunda birakilmalari gibi, ikinci sinif insan muamelelerinde veya beyazlarin yasadiklari lüks villarina karsin, siyahlarin kücük, berbat ve karanlik evlerinde gözlemliyoruz. Cicek desenli, rengarenk une piece kiyafetler, son derece düzenli bicim verilmis kabarik saclariyla belirgin bir uyum icerisindeki hanimefendiler, calisanlarini ulu-orta yerde istedikleri gibi bozabilirken, aslinda kendileri de kocalari tarafindan sürekli ihmal edilir veya terk edilir. Bu acimasiz muameleden diger beyazlar da nasibini alir: Alt siniftan gelip, evlilik disi cocuk doguran ve Hilly'nin erkegini aldigi icin hafif mesrep görülen ve sehir disinda yasamak zorunda birakilan Celia Foote; hatta talihsiz turta tecrübesinde Hilly'e gülebilme hatasina düsen annesi (Sissy Spacek) solugu huzur evinde alarak cezalandirilir. 1960'larin hemen basinda Martin Luther King'in önderligindeki „Amerikan Yurttas Haklari“ hareketinin yasandigi bir dönemde etkisi günümüze kadar süre gelen siyah-beyaz ayrimini anlatan filmin öyküsü, sinema tarihinden ­bir „Mor Yillar“, „Beklenmeyen Misafir“ ve „Bülbülü Öldürmek“ten ayri düsmez. Kadinlar arasindaki iliskilere bu derece iceriden bakmasi, onu G. Cukor klasigi „Kadinlar“ veya haiz oldugu komedi unsurlariyla F. Ozon'un „8 Kadin“ina akraba yapar. Tabii filmin yaptigi en önemli vurgu ise 'kitaplarin, haksizliklarin duyurulabilmesi icin önemli bir etki gücüne­ sahip olmasi' fikridir. Bunun yani sira cocuklari okuyup hayatlarini kurtarsinlar diye cabalarken, onlari irkci cinayetlerle kaybeden hizmetcilerin, büyüyünce beyaz anneleri gibi gaddar olan kiz cocuklarina tüm sevgilerini ve sefkatlerini vermesi, siyahlarin, beyazlarla ilgili nefret ve sevgi dilemmasi da göz ardi edilmez ve bu cehennemden bir cikis yolu olarak böylesi insani duygulari isaret eder. Bir kitabi sinemaya aktarmanin zorlugunu basariyla astigini düsündügüm film, gereksiz ayrintilara yer vermemek adina kimi zaman skeclerden olusmus hissini veriyor. Görkemli villalarin tepe cekimleri, 1960'li yillarin TV-dizilerini animsatiyor. Film, Hollywood'un dönem filmi yaratmadaki becerisini bir kez daha ispatliyor.

Tüm oyuncularin ortalama basariyla rol yaptigi filmde Skeeter karakterini canlandiran Emma Stone'un, oyunculugu ve makyaji 2000'lerden 1960'lara yanlislikla düsmüs hissi veriyor ve yer yer inandiriciligini kaybediyor. Viola Davis ve Octavia Spencer ise keyif veren oyunculuklarina ragmen, tek boyutlu bir oyunculuk sergiliyor ve filmin senaryosu gibi cok tanidik geliyor. Celia Foote'u canlandiran Jessica Chastain'i ise cok begendigimi belirtmeliyim. Özellikle „Kuzenim Vinny“deki Marisa Tomei'nin hinzirligi ve „Mavi Gök“teki Jessica Lange'in hülyali halinin bir birlesimi gibi. Üst sinif aliskanliklarini bir hizmetciden ögrenmeye calistigi sahnelerde veya Hilly ile hayli komik anlar yasadigi yemek bölümünde gercekten izlenesi.

Oscar yolunda film, senaryo, şarki, oyuncu kategorilerinde adi gececek olan The Help icin senaryo ve Jessica Chastain, ödüle bir adim daha yakin görünüyor.

Ayrica kitabin yazari Kathryn Stockett, Skeeter karakteriyle neredeyse özdestir. 1969 yilinda Jackson'da dogmus ve 2003'te üniversite okumak icin New York'a gelmis ve su anda bircok gazete ve dergide yazarlik yapmaktadir. Jackson sehri ise sag görüslülügüyle bilinir. 1960'larda Amerikan Yurttas Haklari Hareketi'ne katilan yüzlerce kisi tutuklanmistir. Filmde öldürüldügü duyurulan siyahi genc ise Medgar Evers'tir. 12 Haziran 1963 günü Amerikan Irkci Hareketi'nin bir üyesi tarafindan Ekonomi ögrencisiyken öldürülür ve katili ancak 2003 yilinda mahkeme karariyla cezalandirilmistir.

0 yorum: