Yönetmen: Alfred Hitchcock
Oyuncular: James Stewart, Kim Novak
Önemli ödül ve adaylıklar:
-Ses ve sanat yönetimi dallarında Oscar adaylığı
-Yönetmenler Birliği en iyi yönetmen adayı
IMDB Puanı: 8,5/10
Estar Abi Puanları:
-Alfred Hitchcock: 9
-Kim Novak: 8
-James Stewart: 8
-Saul Bass (jenerik dizayn): 10
-Bernard Herrmann (müzik): 7
-George Tomasini (kurgu): 4
Genel Puan: 7/10
Alfred Hitchcock'un kare ası şu filmlerden oluşur:
-Rear Window/Arka Pencere
-Vertigo/Yükseklik Korkusu
-North by Northwest/Gizli Teşkilat
-Psycho/Sapık
Vertigo kanımca bunların arasında en zayıf kalanıdır. Ama Hitchcock'un sanatçı yönünü seven eleştirmenlerce en beğenilen filmidir. Vertigo, Psycho'daki çarpıcılığı, North by Northwest'teki eğlenceyi ya da Rear Window'daki zekayı verebilen bir film değildir ama metaforlarla dolu hikayesi ve alt planda usul usul işlenen aşk temasıyla diğerlerinden farklı bir filmdir. Genel konu olarak anlaşılır olsa da vermek istenenin hemen kavranılamayacağı bir film Vertigo.
Vertigo'yu ilk kez çok küçükken TV'de izlemiştim. O izlememden sadece ilk sahne aklımda kalmıştı. 2 yıl önce yeniden ekran başına geçtiğimde biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Bu kadar büyük bir Hitchcock filmi olmasına rağmen istediğimi alamamıştım. Ama bunun benim beklentimin farklılığından kaynaklandığını düşünüp filmi yeniden izledim. Sonuç aynı. Vertigo diğer 3 filme yaklaşamayan "iyi bir film".
SPOILER--------------------------------------
Vertigo, Saul Bass'ın Hitchcock filmlerinin girişlerini mükemmelen anime ettiği bir açılış jeneriğiyle başlıyor. Yüzü Kim Novak'a benzeyen bir kadının dudaklarını ve gözlerini, içindeki telaşı izliyoruz jenerik boyunca. En son kadının gözünde vertigo etkisini sembolize eden bir helezon görürüz ki bunu Psycho'nun duş sahnesinin bitişinde de görmüştük. O sahnenin Bass tarafından çekildiğine dair dedikodularının ana sebebi de zaten bu benzerliktir. Film, diğer Hitchcock filmlerinin genel eksenine çok benzeyen bir kaçma-kovalamacayla açılıyor.
Hitchcock, detaylara, "diğerlerine" önem vermeyen, filmde bunu hiç ele almayan bir yönetmen. Böylece seyircinin dikkatini boş yere dağıtmamış oluyor. Açılışta kovalanan suçlunun yüzünü göremememiz de bu yüzden. Robin Wood'un da Hitchcock hakkındaki kitabında bahsettiği gibi bu sahnede James Stewart'ı çatıda asılı kalmış şekilde bırakıyoruz. Wood bunu Stewart'ın film boyunca Kim Novak'ın karakteri olan Madeleine'e olan aşkını temsil edecek bir muallaklık olarak görüyor. Hikayede Stewart'ın ihtiyaç duyduğu ve Pierre Boileau-Thomas Narcejac ikilisinin romanında bulunmayan Midge karakteri, Madeleine'ın tersi olarak resmediliyor ve zıtlıklar ortamı sağlanarak Stewart'ın karakteri olan Scottie'nin içine düştüğü çelişik durum metaforlanılıyor.
Hitchcock hikayenin uyarlandığı D'Entre Les Morts kitabına çok az sadık kalıyor. Değişikliklerden biri de Scottie'nin daha genç bir dedektif olması. Film gişede başarısız olunca James Stewart'ın yaşı Hitchcock tarafından fiyaskonun sebebi olarak görülüyor.
Hitchcock'un detayları boş verme taktiğinin bir unsuru da Elster karakterine ne olduğu. Hazırladığı dalavere intiharın sonucunda "yaslı koca"nın foyası meydana çıkınca ona ne olacağı, Hitch Amca'ya göre bizi ilgilendirmiyor. O dakikadan sonra tek derdimiz Scottie'nin Judy'nin gerçek kimliğini ortaya çıkarıp çıkaramayacağı olacaktır bizim derdimiz. Hatta sırf bu yüzden Judy'nin Scottie'ye yazdığı mektubu hemen izleyici de görüyor ve dönen dalavereyi önce biz öğreniyoruz. Bu Hitchcock'un ilk defa yaptığı bir şey değil ama bana göre bu tutum Vertigo'da akıllıca olmamış. Judy'nin gerçek kimliğini filmin sonunda öğrenmemiz daha doğru olacaktı gibi geliyor bana.
Vertigo yer yer sıkıcı bir film. Özellikle Judy'nin Madeleine'a benzemesi için gerekli mayaj ve elbise seçimlerinin yapıldığı sahneler gereğinden fazla uzun tutulmuş. Scottie'nin arabasıyla bitmek tükenmez takipleri de aynı şekilde. Bu sıkıntı kare asın saydığım diğer üç filmde hiçbir şekilde yer almıyor. Bu da Vertigo'nun diğer filmlere nazaran eksiği olduğuna bir kanıt daha teşkil ediyor.
Filmde metaforik öğeler şaşmaz bir Hitchcock taktiği olarak yine sahada. Madeleine'ın saçının arkasındaki buklenin yukarıda bahsettiğim vertigo etkisine atıfta bulunmak için hissettirdiği helezonik şekil buna iyi bir örnek. Yine kilisenin kulesine çıkan binanın helezonik merdivenlerle kaplı olmasından da bahsedebiliriz.
Vertigo, Scottie'nin yükseklik korkusunu nasıl aldığını ve bu şok edici durumdan kurtulmak için bir başka şoka doğru nasıl ilerlediğini anlatıyor. Bunu yaparken de o sıralar hamile olduğundan film ekibinden çıkarılan Vera Miles'ın yerine çok doğru bir seçimle alınan Kim Novak'ın benzersiz güzelliğine kapılmasını temaya yardımcı bir motif olarak kullanıyor.
SPOILER-----------------------------------------
Vertigo, Türk kaynaklarında iki isimle kullanılıyor. Yoğunlukla Ölüm Korkusu tercih edilse de bana Yükseklik Korkusu daha etkili ve daha doğru geliyor. Vertigo'nun kelime anlamı da zaten yükseklik korkusunun getirdiği bulantı durumu. Vertigo etkisi film boyunca çeşitli renk değişiklikleriyle gösterilirken Kim Novak'ın ilk kez göründüğü sahnede kullanılan aşırı kırmızı da aşka ve Madeleine'ın gizemine yapılan başka bir atıf zaten. Bunun yanı sıra vertigo etkisi rüya sahnesinde de çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor.
İlginç Bilgi: Bu filmde Hitchcock tarafından icat edilen bir çekim tekniği, sinema tarihine maloldu. Vertigo etkisini daha iyi yansıtabilmek için kameranın geriye çekilip zoom'un ileriye doğru hareketi yoluyla oluşan dolly in cam out tekniği ilk kez bu filmde kullanıldı. Sadece 3 sahnede tekrar edilerek kullanıldı ve 19000 dolara mal oldu.




















