15 Aralık 2011 Perşembe

SWEET SMELL OF SUCCESS/BAŞARININ TATLI KOKUSU (1957)

Yönetmen: Alexander Mackendrick
Oyuncular: Burt Lancester, Tony Curtis
Başlıca ödül ve adaylıklar:
-En iyi yabancı aktör (Tony Curtis) BAFTA adaylığı
IMDB Puanı: 8,2/10
Estar Abi Puanları:
-Alexnder Mackendrick: 8
-Burt Lancester: 9
-James Wong Howe (görüntü yönetimi): 9
Genel Puan: 8/10

50'li yıllarla birlikte kara film de yavaş yavaş etkisini yitirirken, bu janr farklı bir yola doğru sürüklenmekteydi. 40'lı yıllarda The Maltese Falcon/Malta Şahini'ndeki entrika örnekleri ya da Double Indemnity/Çifte Tazminat'taki soğuk sarışın-kurban erkek ve cinayet temaları kara-filme bir rota koymuş ve yönetmenler o rotayı takip edip temaları çeşitlendirmişlerdi. John Huston, Key Largo/Ölüm Gemisi'ni çekerken kendi açtığı yoldan gidip tıpkı Malta Şahini'ndeki gibi ya da Howard Hawks'ın The Big Sleep/Derin Uyku'sundaki gibi insanın içindeki kötülüğe ve genel olarak "kötü" kavramına yoğunlaşmıştı. 50'li yıllar da bu kavramı toplumsal açıdan incelemeye yönelen kara filmlerle yeni bir rotanın müjdecisi olmuştu. Özellikle Orson Welles hem oyuncu hem de yönetmen olarak rol aldığı filmlerde janrı bir adım daha ileriye götürecek filmlere imza atmıştı. Yönetmen Alexander Mackendrick de Welles'in yolundan giderek, insanın içindeki "kötü"nün topluma nasıl yön verebildiğini ve o toplumun dinamiklerini nasıl değiştirebildiğini bu filmle gösterdi.

Film, sanat dünyasında ne yazsa olay olan bir köşe yazarının kardeşine "hissettirilen" ensest derecesine bağlı oluşundan dolayı, evlenmek istediği müzisyen başta olmak üzere konuya dahil olan herkesin hayatını nasıl mahvedebildiğini anlatıyor. Burt Lancester'ın yazar karakteri J.J. Hunsecker'ın hırsını tatmin edip bu duyguyu bir adım ileri götürdüğü için hırsla yeni tanışmış insanlara yönelmesi ve entrikalarında onlardan birini, Tony Curtis'in medya ajanı karakteri Sidney Falco'yu acımasızca kullanması yönetmen Mackendrick'in derdini anlatmaktaki en önemli aracı oluyor. Bugünün Tom Hanks'i gibi, zamanında Amerikan halkının "en güvenilir aktör" olarak gördüğü Lancester'ın az sayıdaki kötü adam performanslarından birinde Hunsecker'ın maşa yoluyla başkalarına zarar vermeye alışmış ruh yapısını mükemmelen canlandırması ise filmin en büyük avantajı olmuş.

Sweet Smell of Success, ününü geç kazanmış, çekildiği yıllarda pek önemsenmemiş filmlerden. Klasiklere dönüşün başladığı 80'li yıllarda, özellikle Coen Kardeşler'in kara film türünde sinemaya dahil olmalarıyla birlikte önü açılmış bir film bu. Fransız kara film geleneğinin türü baştan ele alması ve bu konuda büyük bir başarı kazanması sayesinde Hollywood'un bu tip filmler üretmeyi durdurması ve ancak Brian De Palma'nın profesyonel bir yönetmen haline gelip korkuyla melezleştirdiği kara film örnekleri sunması, bununla birlikte Body Heat/Vücut Ateşi gibi filmlerin büyük sükse yapması Sweet Smell of Success gibi filmlerin yeniden önünü açmakta epey etkili oldu. Lakin bunca gecikmeye rağmen bu film için bir gömülü hazine sıfatı kullanmak da yersiz olur. En azından filmin kendisi için olmasa bile Lancester ve Curtis filmografisini deşifre etme amacı güden eski seyircinin de sık sık ortaya çıkardığı bir film olmasından dolayı "değeri bilinememiş klasikler" klasöründe değerlendirebiliriz.

İlginç Bilgi: Joel Schumacher'in klostrofobik gerilimi Phone Booth/Telefon Kulübesi'nin Colin Farrell'in canlandırdığı mağdur kahramanının mesleği seçilirken bu filmdeki Tony Curtis karakteri Falco türünden düzenbaz bir medya ajanı tercih edilmiş.

0 yorum: