30 Aralık 2011 Cuma

THE MECHANIC (1972)

Yönetmen: Michael Winner
Oyuncular: Charles Bronson, Jan-Michael Vincent
Önemli ödül ve adaylıklar: Yok
IMDB Puanı: 6,8/10
Estar Abi Puanları:
-Michael Winner: 8
-Charles Bronson: 8
Genel Puan: 8/10

Michael Winner-Charles Bronson işbiriliğine ilk defa Death Wish/Öldürme Arzusu isimli klasikte rastladım. Amerika'nın zamanında en ses getiren filmlerinden birini beraber kotarmıştı bu ikili. Film tartışmalar yaratmış, seyirciyi ikiye bölmüş ve bireysel adalet kavramını yeniden gündeme oturtmuştu. Sonradan başarısız devam filmleri çekildi ve bu filmler yalnızca ilk filmin kalitesini bir kez daha anlamamıza yol açtı. The Mechanic o yolun hazırlayıcısı olan film. Death Wish gibi bir film olmasa da estetik açıdan o kaliteyi aşan bir yapım.

Mekanik, mafyanın araya aracılar koyarak tuttuğu ve tepedekilerin tanımadığı bir kiralık katil tipi. Aynı şekilde mekanikler de mafya liderlerini tanımıyorlar. Öldürdükleri insanların kimlere ne zarar verdiklerini bilmiyorlar. Mekaniklerin bir başka özelliği de babadan oğula geçen bir mesleğe sahip olmaları. Eğer evli değillerse bir varis yetiştirmek zorundalar. Charles Bronson da bu filmde bir mekaniği canlandırıyor. Her ne kadar mekanik teriminin bazı öğeleri deforme edilse de (mafya liderini tanımak gibi) yine de bu az bilinen meslek tipini başarıyla işliyor Bronson. Filmi estetize edense Bronson'ın öldürme yöntemleri.

Film, 15 dakika boyunca tek bir diyalog olmadan başlıyor. Klasik senaryo şablonlarından biri bu filmde de karşımıza çıkıyor. İlk sahne karakteri tanıtmak için onun başarılı olduğu bir "iş"i anlatır. Bu iş ve öldüreceği kişi filmin geri kalanı için önemsizdir. Bu sahne sadece "görevliye" adapte olmamıza yarar. Michael Winner da bu şablonu kullansa da tekniğiyle çok iyi bir iş çıkararak bir klişeden önemli bir kazanım elde ediyor ve izleyicinin hem merak hem özdeşleşme hem de gerilim sorununu çözüveriyor.

Mekanik, evli olmadığı ve artık emekliye ayrıldığı için kendisine bir varis bulmak zorunda olduğundan menejerinin oğlunu bu görev için seçiyor. Aynı zamanda yaptığı "iş" dolayısıyla gence borçlu olduğunu hissediyor. Fakat varis bulma işinde bazı kuralları atladığından ve yanlış ata oynadığından işler sarpa sarıyor.

The Mechanic, türdeşlerinden atmosfer olarak hemen ayrılan bir film. Aynı zamanda fabrikasyon Bronson filmlerinden de çok çok uzak. Tam bir 70'ler havası ve içinde bir punk yatan anti-kahramanıyla kült filmler statüsüne saygınlığıyla girebilecek bir film. Death Wish kadar popüler olmaması da bu filmi ayrıca özel kılıyor. Alain Delon'un oynadığı ve The Mechanic'ten daha çok sevilen Le Samourai'den daha başarılı bulduğumu da belirteyim. Filmin bu yıl çekilen re-makeini henüz izlemedim ama finali değiştirilmiş, üstelik Charles Bronson'ın yerini Jason Statham'ın aldığı bir re-makei izlemeye zaten pek gerekli bulmuyorum.

İlginç Bilgi: Filmin temeli şu cümle üzerine oturuyor: "Cinayet ehliyet sahibi olmadan adam öldürmektir. Herkes öldürür."

0 yorum: