Yönetmen: John Huston
Oyuncular: Sterling Hayden, Louis Calhern
Başlıca ödül ve adaylıklar:
-Yönetmen, senaryo, görüntü yönetimi ve yardımcı aktör (Sam Jaffe) dallarında 4 Oscar adaylığı
-En iyi film BAFTA adaylığı
-Yönetmenler Birliği en iyi yönetmen adayı
-Film, senaryo ve görüntü yönetimi dallarında 3 Altın Küre adaylığı
IMDB Puanı: 7,9/10
Estar Abi Puanları:
-Sam Jaffe: 8
-John Huston: 9
Genel Puan: 8/10
John Huston külliyatında henüz izlemediğim filmleri arşınlarken sonlara bıraktığım bir filmdi Elmas Hırsızları. Filmi izledikten sonra en azından The African Queen/Afrika Kraliçesi'nden önce izleseymişim dedim kendi kendime. Film Türkçe adından da anlaşılacağı gibi bir soygun filmi olarak ziyadesiyle çekiciyken The Killing/Son Darbe'de de bir soyguncuyu canlandıran Sterling Hayden'ın performansıyla daha da değerleniyor. Üstad John Huston'ın en beğenilen 3 filminden biri olmamasını da bu avantajlarından dolayı garipsiyor ve hem Afrika Kraliçesi'nden hem de The Maltese Falcon/Malta Şahini'nden daha iyi bir film olduğunu rahatlıkla söylüyorum.
Elmas Hırsızları, hapisten şartlı tahliye edilen 2. Dünya Savaşı kaçkını bir Alman hırsızın kendisine, karlı bir soygun için bir ekip oluşturma çabalarını ve nihayet soygunu anlatıyor. Filmin önemli bir kısmı ekibi kurmaya ve soygun sonrası için gereken müşteri bulma çabalarına ayrılıyor. Filmin bu bölümü 50'lere has karamsar bir kara-film tablosu içeriyor. Tam anlamıyla bir loser diyebileceğimiz kabadayı Dix, avukat olduğu halde kirli işlerden elini çekmeyen ve yatalak karısını Marilyn Monroe ile aldatan Avukat Emmerich, tefeci Cobby ve yıllar yıllar sonra The Shawshank Redemption/Esaretin Bedeli'nde duygu yüklü bir oyunculuk gösterisi sunan James Withmore'un canlandırdığı kambur barmen Gus bu soygun için biraraya geliyor. Her tarafından beceriksizlik akan bu ekibin soygun esnasında çuvallayacağı seyirciye usul usul hissettirilirken Dix haricinde hiçbir karakter için özdeşleşme izni verilmiyor bize.
Stanley Kubrick'in bu filmden 4 yıl sonra çektiği soygun klasiği şaheseri Son Darbe'yle başrol oyuncusu da dahil olmak üzere benzerlikler gösteren bir yapım olarak Elmas Hırsızları dokunaklı bir sonu tercih etse de Kubrick, Lionel White'ın romanından muhteşem bir final gösterisi çıkarmış olarak dönüyor. John Huston ise insanı sefalete iten şartların tamamen kendi tercihlerinden kaynaklandığı vurgusu üzerinde çalışıyor. Her iki filmi de izlememiş olan izleyiciler için sırasıyla Elmas Hırsızları ve Son Darbe'yi arka arkaya izleyip klasik sinemanın nasıl muhteşem bir görsel ve işitsel çağı yakaladığına tanık olma fırsatı var. Kaçırılmaması gereken bir fırsat hem de.
İlginç Bilgi: Elmas Hırsızları, sinema efsanesi Marilyn Monroe'nun oynadığı ilk önemli film olma özelliğini taşıyor. Ama Monroe'nun kitlelere tam anlamıyla ulaşabilmesi için aynı yıl rol aldığı All About Eve/Perde Açılıyor'un kazanacağı en iyi film Oscar'ını beklemesi gerekiyor.


0 yorum:
Yorum Gönder