Yönetmen: Andrew Niccol
Oyuncular: Nicolas Cage, Bridget Moynahan
Başlıca ödül ve adaylıklar: Yok
IMDB Puanı: 7,7/10
Estar Abi Puanları:
-Andrew Niccol (senarist): 9
-Nicolas Cage: 7
-Andrew Niccol (yönetmen): 9
-Bridget Moynahan: 5
Genel Puan: 8/10
Filmi izlemeye başladığımda çeşitli notlar almış ve Facebook üzerinden sinemasever dostlarımla paylaşmıştım. Bu notlar sırasıyla şunlardı:
-Evvela filmin açılış cümlesi hoşuma gitti. Oldukça çarpıcıydı bu cümle. Bir sürü kurşunun arasında duran savaş tanrısı Yuri "Dünya üzerinde 500 milyon silah var. Bu da her 12 kişiden birinin silahlı olması demek. Soru şu: Kalan 11 kişiyi nasıl silahlandırabiliriz?" Bu herhalde 20. yüzyılın ikinci yarısını boydan boya kaplayan ve etkileri 21. yüzyıla da eklenen terör ve iç savaş belasının yalınca bir özeti. Kimi örgütler özgürlüğü için, kimi generaller düzen için, kimi ordular da bağımsızlık için savaştığını söyleyedursun aslında hepsi de savaş tüccarlarının ceplerini doldurmak için savaştıklarının ne kadar farkındalar?
-Filmin açılış sahnesi. Bir kurşun, fabrikada üretim aşamasından geçiyor ve bir kargoyla Afrika'ya kadar gidiyor. Orada bir militanın silahına giriyor, namludaki yerini buluyor ve tetiklendikten sonra küçük bir çocuğun alnına gömülüyor. Biz bütün bunları kameranın hemen önündeki kurşunun rotasıyla seyrediyoruz. Bu açık ve yaratıcı simgesel dilin filmin geri kalanına da sirayet edeceğini hesaplıyoruz elbette. Benim gibi metaforlarla dolu, yan-anlatım kurmacalarıyla süslenmiş filmleri sevenler için büyük bir ziyafet çekmek amacıyla masaya oturulan ilk ana benziyor.
-Bir sonraki sahnede Nicolas Cage'in Yuri karakteri henüz savaş tanrısı olmadan önce haç şeklinde bir liman köprüsünün tam ortasında duruyor. Hayallerinin kadını Ava da caddede bir tanıtım filosunun önünde halkı selamlıyor. Çarmıhtaki İsa ve büyük hedef Ava (Havva) filmin dinsel göndermelerinin başlangıcı oluyor bu sahnede. Fakat ilerleyen bölümlerde bu göndermelerin sayısı azalıyor ve filmin ekseninden din maddesi yavaş yavaş çıkartılıyor.
-Uzi marka bir silahtan çıkan her merminin sesi bildiğimiz tetikleme sesi olarak değil de bir yazarkasanın açılırken çıkardığı çınlama sesi olarak veriliyor. Bu da savaş ve silah sanayiinde dönen paraların doğrudan ilişkisi için olağanüstü bir simgesellik oluşturuyor.
-Böyle bir dünyada herkes, kendi yaptığı işi aklamak için bahaneler üretir. Bu hepimizde vardır. Yuri'nin kendini tesellisi ise şu şekilde: "Kaç araba satıcısı evde işinden bahsediyor ya da kaç sigara satıcısı? Onların sattıkları da bir sürü insanı öldürüyor, hem benim sattığımın emniyet kilidi var."
Lord of War, anlatım tarzı ve Andrew Niccol gibi mükemmel bir senaristin (Gattaca, The Truman Show, S1m0ne) yaratıcı dokunuşları sayesinde türdeşlerinden farklı ele alınan özel bir film. Nicolas Cage'in masumane suratını gözünü para hırsı bürümüş, kurnaz bir silah tüccarı olarak kullanabilmek de Niccol için bir yönetmenlik başarısı ayrıca. Sierra Leone, Rusya ve Arap ülkelerinde sebepsiz iç savaş ve terör olayları sayesinde hayatının kadınıyla evlenen, lüks içinde yaşayan Yuri'ye mi kızmalı yoksa o savaşlara kutsallık atfedip hem kendi hayatlarını hem de başkalarının hayatlarını mahveden üçüncü dünya ülkelerinin büyük pazar sahiplerine mi kızmalı film boyunca hep sorduğumuz bir soru. İlginç olanı ise bu sorunun net bir cevabını bulamıyorsunuz. Yuri, filmin ilk yarısı boyunca lüksün tadına sonuna kadar varırken gelişmeler ona büyük bir yıkımı getiriyor. Peki Yuri iflah oluyor mu? Sistemin sürekli Yuri gibilere ihtiyaç duyması yüzünden Yuri, emekliye ayrılamayacağını bildiğinden iflah olma şansının sıfır olduğunun da farkında. İzleyici de finalde Ethan Hawke'ın İnterpol polisi Jack karakteri gibi ancak finalde aydınlanabiliyor. Lord of War finalindeki adalet-adaletsizlik temasıyla da aynı zamanda günümüz dünyasına yakılan bir ağıt gibi duruyor ve Yuri'nin yolu yeni satışlar için kıtadan kıtaya değişmeye devam ediyor.
İlginç Bilgi: Bu filmde gördüğünüz tüm general, devlet başkanı gibiler de Yuri gibi sadece adı değiştirilerek sunulan gerçek kişiler. Yuri'nin farkı ise 5 farklı silah tüccarının bir karışımı olması.


2 yorum:
Öyle güzel anlatmışsın ki, canım çekti :) Şaka bir tarafa, anlattığına göre güzel bir film...
Aslında bu film TV'de birkaç kez denk geldi ama TV'den film izlemeyi sevmediğim için izlemedim. (Aslında bu şekilde birçok filmi kaçırdım diyebilirim ama ne yapayım sevmiyorum TV'den film izlemeyi, izleyemiyorum TV'den.) Tabii izlememenin ana nedeni TV yayını iken küçük bir etkeni de Nicolas Cage'in başrolde olması. Eskiden sevdiğim biriyken, şimdiki tutumunu beğenmiyorum, artık daha düşük kalitedeki filmlerde yer alıyor...
Neyse... Filmin uygun bir torrentini nihayet buldum, önümüzdeki günlerde indirip izlemeyi düşünüyorum...
Bu arada, filmin afişini çok başarılı buldum. Afiş çok güzel ve anlamlı, ama aynı zamanda da rahatsız edici... Amacına ulaşıyor yani...
Ben de TV'den film izlemeyi sevmeyenlerdenim. Sadece TRT'de yayınlanan ve sansüre uğramayacağı önceden belli filmleri izleyebiliyorum. Oda dublaj kalitesinin dünya çapında olmasından dolayı.
Lord of War öyle tüm zamanların en iyi filmlerinden biri değil ama her sinemayı seviyorum diyen insanın izlemesi gereken bir film. Ben sanırım axxo release'ini indirmiştim torentten. Gayet de başarılıydı.
Yorum Gönder