Yönetmen: Roland Joffe
Oyuncular: Sam Waterston, Haing S. Ngor
Başlıca ödül ve adaylıklar:
-Yardımcı aktör, görüntü yönetmeni ve kurgu dalında 3 Oscar ödülü ve film, aktör, yönetmen ve senaryo dallarında 4 adaylık
-Japonya Akademi Ödülleri en iyi yabancı film adayı
-En iyi film ve en iyi aktör (Ngor) dahil 8 BAFTA ödülü ve en iyi yönetmen dahil 5 adaylık
-Yönetmenler Birliği en iyi yönetmen adayı
-En iyi yardımcı aktör Altın Küre ödülü ve en iyi film dahil 5 adaylık
-Senaristler Birliği en iyi senarist ödülü
IMDB Puanı: 8/10
Estar Abi Puanları:
-Roland Joffe: 7
-Sam Waterston: 7
-Chris Menges (Görüntü yönetimi): 9
-Haing S. Ngor: 9
Genel Puan: 8/10
Pol Pot... Kamboçya'da 1975-1979 yılları arasında Kızıl Kmerler örgütünün de desteğiyle liderlik ve diktatörlük yapmış 20. yüzyılın en eli kanlı liderlerinden biri. İktidarı boyunca 2 milyondan fazla insan öldürten Pol Pot yaptığı kıyım açısından dünyanın en ilginç diktatörlerinden biridir. Pol Pot yepyeni bir toplum ideasıyla ortaya çıkıp, bütün eğitimli insanları öldürür. Gözlük takan kimseleri bile tahsil durumuna bakmaksızın katleder. Doktorlar, mühendisler, öğretmenler Pol Pot'un dehşetinden nasibini alır. Geri kalan halkı da şehirlerden toplayıp kırsal alanda kamplara doldurur ve para, alış-veriş, ticaret gibi tüm unsurları 4 yıl boyunca ortadan kaldırır. Kamplarda yaşayan halk, tarlalara ektiklerini çoğunu Kızıl Kmerlere vermek üzere aralarında bölüşürler. İşte bu kampların adı dünya tarihine "Ölüm Tarlaları" olarak geçer.
The Mission/Görev filmiyle Cannes'da Altın Palmiye kazanan Roland Joffe'nin dünyaya adını duyurduğu Ölüm Tarlaları yönetmenin ilk filmi olmasına rağmen son derece zorlu bir konuyu ele alır. Kıyımların üzerinden henüz 5 yıl geçmesine rağmen taze acıların üzerine gider ve yaşanmış bir dostluk öyküsünü Ölüm Tarlaları'nın önce çevresinde sonra bizzat içinde anlatır. Amerikalı gazeteci Sydney ve onun Kamboçya'daki hem rehberi hem de yardımcısı olan aynı zamanda gazetecilik yapan Dith Pran'ı askeri yönetimden kurtarmak için çabalar. Ülkedeki beyazları tek tek kendi ülkelerine gönderen Pol Pot yönetimi yüzünden Sydney, Amerika'ya Dith Pran olmadan dönmek zorunda kalır. Pran'ı ise ölüm tarlalarında acı günler beklemektedir.
Filmde önce Dith, Sydney ve arkadaşlarını Kızıl Kmerlerin zulmünden kurtarır ancak aynı başarıyı beyaz arkadaşları gerçekleştiremez. Özellikle Dith için hazırlanan pasaport sahnesinde mükemmel bir kurgu örneği gösteren hikaye, Pnomh Penh'in sokakları boşaldıkça ve halk tarlalara geçtikçe sessizleşir. Atmosfer, ciddi anlamda bir dinginliğe ulaşır. Dith'in gözünden anlatılan tarlalarda çekilen işkencelere seyircinin de ortak olması sağlanır. İç savaş zamanını anlatan ilk 1 saatteki keşmekeş son bölümde tamamen ortadan kalkar. Bu sayede biz de o yılların Kamboçya'sını birebir yaşamış oluruz. Filmde Pol Pot bir anlığına bile görülmez. Ama yaptıkları en ince detayına kadar anlatılır. İnsan iskeletleriyle dolu bataklıklar, nehirler dehşetin görselliğini yakalamak adına çok başarılıdır. Özellikle final karesi muhteşemdir.
Sam Waterston'un zaman zaman aksayan performansını sürekli kapatan Haing S. Ngor, bu başarısı sayesinde oyunculuk dalında Oscar ödülü kazanan ilk Asyalı olur. Filmde çok genç bir John Malkovich de yer alır.
İlginç Bilgi: Haing S. Ngor, sinema tarihinde Oscar kazanan ikinci amatör oyuncudur. William Wyler'ın savaş sonrası cepheden dönen askerlerin yabancılaşmasını anlattığı The Best Years of our Lives/Hayatımızın En Güzel Yılları'nda rol alan savaş gazisi Harold Russell bu durumun ilk örneğidir. Haing S. Ngor, Russell'in aksine daha sonra birkaç filmde daha yer alır.


0 yorum:
Yorum Gönder