Yönetmen: David Fincher
Oyuncular: Edward Norton, Brad Pitt
Önemli ödül ve adaylıklar:
-Ses Kurgusu Oscar adayı
IMDB Puanı: 8,8/10
Estar Abi Puanları:
-David Fincher: 10
-Brad Pitt: 8
-Edward Norton: 8
-Jeff Cronenweth (görüntü yönetmeni): 7
Genel Puan: 8/10
Kitap: 9/10
Milenyum yaklaşırken hem kitabıyla hem de filmiyle ama daha çok filmiyle tam bir fenomen olmuştu Fight Club. Patronunun huysuzluklarından bıkıp usanan araba tamircisi Chuck Palahniuk'un kendini yazarlığa adaması ve epeyce yayınevi tarafından reddedilen bu kitabı yazması her şeyin başlangıcı oldu. Fight Club bir kısa roman. Neredeyse her satırında bir kenara not edilmesi gereken cümleler içeren bir kitap. Her sayfası dolu dolu okunuyor. Yalnızca, Anlatıcı'nın algısal sorunlu dünyasını içeren aydınlanma hikayesi değil aynı zamanda milenyum insanı ve alışkanlıklarına duyulan nefreti alabildiğine eleştiren bir sosyoloji destanı olarak da görülebilecek bir anlatıma sahip. Kitabı okuduktan sonra filmin biraz daha çekinceli çekildiğini daha net görebiliyorum. Film boyunca Tyler Durden'ın ağzından çıkan, günümüz sıradan insanının medeniyet içinde kaybolmasına dair aforizmalar, kitapta neredeyse her karakterin baş sorunu olarak gösterilmiş.
Finali de dahil bazı değişikliklerin yapıldığı film versiyonu 1999'da çok da ses getirmemişti. Se7en/Yedi ve The Game/Oyun gibi iki mükemmel filme rağmen David Fincher imzası bile başarıyı garantileyememişti. Film nedense çıktıktan 6 ay sonra patlama yarattı ve kısa zamanda bir fenomene dönüştü. 2009'da Sinema dergisinin yaptığı ankete göre son 15 yılda çekilen filmler arasında en sevilen film Fight Club oldu. Ekşi sözlük yazarlarının kendi favori filmlerini sıraladıkları listelerin içinde Fight Club çok büyük bir farkla birinci oldu. Sadece Türkiye'de değil tüm dünyada fanatikleri bulunan film, birkaç tanesi İstanbul ve İzmir'de olmak üzere dünya çapında birçok dövüş kulübünün açılmasına sebep oldu. Bir türlü ciddiye alınmayan David Fincher'ın günümüzün en saygın yönetmenlerinden biri sayılması bu film sayesinde gerçekleşti. Chuck Palahniuk, kitabıyla yeraltı edebiyatına çok iyi bir başlangıç yaptıysa da asıl ününü film gösterime girdikten sonra yakalayabildi.
Kendi açımdan Fight Club, seneler evvel VCD kopyasından izlediğimde sondaki sürprizi erken çözdüğüm için büyüleyici bir film olamadı. Ama hemfikir olduğum nice modern insan eleştirisini seyircinin kafasına vura vura anlatmasından dolayı bende saygınlık kazandı. Ama nedense "sahip oldukların sonunda sana sahip olur" gibi bir mottoya rağmen Fight Club'ın kendisi bir Ikea koleksiyonu gibi popüler kültürün biblo ürünlerinden biri olup çıktı. Üzerinde Fight Club yazan sabunlar satış rekorları kırarken kitap-filmin asıl derdi ters yüz edilmiş oldu. Che Guevera ya da Deniz Gezmiş'in bugün yıllarca savaştıkları kapitalizm ve onun yarattığı tüketim kültürünün bir ürünü haline gelmesi, bu isimlerin yüz ifadelerinin bulunduğu tişört, kupa, kitap ayracı gibi ürünlerin her solcu geçinen ama entelektüel ol(a)mayan insanın evinde bulunması ve devrimci kültünün birer metaya dönüşmesine benzedi Fight Club'ın sonu da.
Yine de özellikle kitapta yer alan düsturların sadık ve bilinçli okuyucuda koruma altına alınması gerekecek kadar sağlam olduğunu belirteyim. Chuck Palahniuk, her ne kadar sonlara doğru yaratılan Kaos Projesi ve dövüş kulüplerinin "zararlı" olduğunu ana kahramanların dilinden anlatarak kitabının ilk bölümleriyle çelişse de yine de teker teker ele alındığında mükemmel bir gözlemin ürünü olan toplum-bakış neticeleri alınabiliyor.
David Fincher'ın filmi teknik zekayla ele alması ve daha ilk sahnedeki beyin kıvrımlarını sabun köpüğü gibi gösterip kameranın anlatıcının ağzındaki silahın tetiğine kadar yol alması bile bütün bir filmde Fincher zekasına ait anlara rastlayacağımızı müşteliyor. Filmin 4 ayrı yerinde Tyler Durden'ın subliminal görüntülerinin yer alması, sigara yanığı esprisi ve son karede yer alan penisin Durden'ın bahsettiği rahatsızlığı vermesi bile Fight Club'ı benzersiz kılabiliyor. Ayrıca Fincher, yazardan daha cesur davranıp Kaos/Kıyamet Projesi'nin amacını ve ulaşmak istediği noktayı kesmiyor. Kitapta da proje amacına ulaşıyor fakat Anlatıcı, olayların dışında kalıyor. Film, kitaba göre daha karanlık bir atmosferle noktalanırken Tyler Durden karakteri hem Fincher hem de Brad Pitt tarafından çok iyi işlenip filmdeki yerini görsel olarak yetkinleştiriyor.
İlginç Bilgi: Chuck Palahniuk kitaba tıpkı kendisi gibi bir araba tamircisi karakteri koymuş. Epey de etkin bir karakter. Aynı karakter filmde yok.
28 Eylül 2011 Çarşamba
CHUCK PALAHNIUK - FIGHT CLUB/DÖVÜŞ KULÜBÜ (1996-1999) FİLM VE KİTAP
Etiketler:
Brad Pitt,
Chuck Palahniuk,
David Fincher,
Edward Norton,
Fight Club
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


2 yorum:
Fight Club'ın kitabını (elime 1-2 kez hatalı pdf hali geçti) okumadım, nun için kitap haline bir şey diyemem. Ancak filmin bugün efsane olarak adlandırdığımız filmlerden biri olduğu gerçek..
Film hakkında çok şey yazıldı-çizildi-söylendi, yenilerine değinmeyeceğim. An itibariyle imdb'de 14. sıradaki filmin, günümüzün en iyi "sistem" eleştirisi filmlerden birisi olduğu, benim diyen tonlarca psikolojik-felsefik filmleri bilmemkaça katladığı bir gerçek...
Yönetmen, bahsettiğin gibi sinema tekniği olan 25. kareyi kullanarak psikoloji-davranış bilimleri-işletme-pazarlama gibi bilim dallarının da ana konularından olan algıya ve onun da bir alt dalı olan bilinçaltı (subliminal) algıya sesleniyor. Ancak burada penis-sigara gibi unsurların kullanılmasının amacı, internette tartışıldığı üzere bir cinsel sapkınlık-sigara özenticiliği mi yoksa senin bahsettiğin gibi filmin amacına yönelik felsefi bir kullanım mı olduğu tartışılmakta...
Filmle ilgili bahsedeceğimiz ve insanların tartıştığı son nokta ise gayet akıllıca bulduğum ve hatta "vay be" dediğim son sahnesi... Sadece bu sahne üzerine arkadaşımla yarım saat konuştuğumuzu hatırlıyorum :)
Kitabını da mutlaka tavsiye ederim. Filme daha geniş bir açıdan bakma şansın olur. Yalnız pdf'den falan kitap okumaya şiddetle karşıyım:)) Şöyle güzelim kitapların değeri ölüyor o sayfa kokusu alınmadıkça:))
Yorum Gönder