Yönetmen: Roland Suso Richter
Oyuncular: Heino Ferch, Sebastian Koch
Başlıca ödül ve adaylıklar:
-Portland Uluslararası Film Festivali, Lagaan: Once Upon A Time in India/Bir Zamanlar Hindistanda filmiyle beraber en iyi film ödülü
IMDB Puanı: 7,9/10
Estar Abi Puanları:
-Heino Ferch: 7
-Roland Suso Richter: 7
-Peter R. Adam (kurgucu): 9
-Nicolette Krebitz (aktrist): 8
Genel Puan: 8/10
Berlin Duvarı'nın bir mekan olarak kullanıldığı birkaç film izlemiştim ama Duvar'ın kendisini ve dolayısıyla Doğu ile Batı Almanya fertlerinin arasındaki ince bağı işleyen bir filmi ilk kez izleme şansı buldum. Der Tunnel gerçek bir hikayeye dayanıyor. Gerçek adı Hasso Herchel olan Doğu Alman yüzme şampiyonunun Batı'ya kaçtıktan sonra Doğu'da kalan tanıdıklarını ve dostlarının tanıdıklarını Batı'ya getirebilmek için Duvar'ın altından tünel kazmasını anlatan film 3 saate yakın sürüyor.
Pek adı sanı duyulmamış yönetmen Roland Richter, filmi bir sinema filmi havasından uzak, sanki bir TV filmiymişçesine çekmiş. Kurgu da buna göre oluşturulmuş ve 30'ar dakikalık perdelere ayrılmış film. Sürekli olarak tünel çalışmalarıyla, kaçakların Doğu'daki hayatlarını kesen sahneler, TV projelerine uygun biçimde çekilmiş. Filmin son yarım saati yani kaçış sahnesinde ise kurgu yerini yönetmenin el becerisine bırakıp kenara çekilmiş.Gerçekten de Richter'in tamamen özgür kalıp işlediği hissedilen final, Alman sinemasının 2000'lerdeki şanına uygun bir final olmuş. Nefes kesen bir yarım saat ve Hitchcock tarzı bir gerilim, kendi halinde giden filme tempo kazandırmış.
Richter'in filmi, daha sonra özellikle de Das Leben der Anderen/Başkalarının Hayatı'yla birlikte gelişecek olan karakter üretme yöntemini karikatür karakter fikrine yaslamış. Kötü adamdan tutun da baş karakterin aşık olacağı kadına kadar tammaı karikatür tipler. Kompleks karakterler üzerinde özellikle çalışmayan yönetmen böylece dönemin bir Duvar'ın iki tarafına sıkışıp kalmış, birbirlerinden pek farkı olmayan Almanları net çizgilerle ele almayı denemiş.
Yer yer inandırıcılığını kaybetmesine rağmen Tünel, başta bahsettiğim TV kurgusunun da katkısıyla filmin 3 yerine zirve sahneleri yerleştirilmiş bir film. Heiner'in kaçışı sahnesi bu zirvelerden biri ve final da dahil olmak üzere filmin en önemli noktası. Tünelin gerekliliği, Doğu-Batı ekseninin içine düştüğü bulanık sallantı vaziyeti gibi ana mesajlar bu sahnede alt okumalara yerleştirilmiş. Nicolette Krebitz'in büyük katkısı da yadsınamaz bu sahnede. Ama sahne finalinde mekanı izole eden görüntü yönetimi tercihini de es geçmemek lazım. Belki de Der Tunnel'ın tek yüksek sanat içeren anını izlemiş oluyoruz Krebitz'i Duvar'ın dibinde meydandaki tek insan olarak bıraktığımızda.
Filmin en kusurlu yanı ise çok kötü oyunculuğu yüzünden Claudia Michelsen'in Carola karakterini anlaşılmaz bire noktaya çekmesi ve Carola'nın fedakarlığı sahnesindeki senaryo boşlukları. Tüm filme zarar vermeyen ama son kurguda dikkat çekilmesi gereken bir eksiklikti bu. Diğer Alman filmlerine nazaran düşük boyutlu müzik çalışması da yetersiz olan bir başka noktaydı filmde.
Daha sonra Der Untergang/Çöküş'te Hitler'in en güvendiği subaylarından Albert Speer'i başarıyla canlandıracak olan Heino Ferch, baş karakter için uygun bir seçenek gibi durmamasına rağmen fiziğinin uyumsuzluğunu oyunculuğuyla yeterli derecede kapatabilmiş. Yine başta Der Untergang olmak üzere, The Reader/Okuyucu, Youth without Youth/Geç Gelen Gençlik gibi filmlerde rastladığımız Alexandra Maria Lara da diğer filmlere nazaran en güzel zamanında girmiş bu filme. Das Leben der Anderen, Amen. ve Zwartboek/Kara Kitap gibi filmlerin yıldızlarından Sebastian Koch da her zamanki gibi başarılı. Filmde bir de Türk oyuncu var ki Heino Ferch'ten bile daha başarılı. Fatih Akın'ın gözdelerinden Mehmet Kurtuluş, filmde, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batı Almanya'da yaşamaya başlayan bir Amerikalıyı başarıyla canlandırıyor.
Film, Amerikan medyasına da ince göndermeler içeriyor. Tüneli açığa çıkartma şantajını bir "business" olarak gören Hollywood prodüktörü üzerinden hem Amerika'nın ikiye ayrılmış Almanya'ya bakışını hem de medyanın olaylara nasıl yalnızca para olarak baktığını güzelce işliyor film.
Aşağıdaki videoda gerçek Hasso Herchel'in ve filmin geçtiği mekanın bugünkü (2007) halini görebilirsiniz.
İlginç Bilgi: Filmde yapay bir duvarla çekilen Amerikan filmi, 1962 tarihli Robert Siodmak filmi Escape from East Berlin/Doğu Berlin'den Kaçış.


0 yorum:
Yorum Gönder