Yönetmen: Joon-ho Bong
Oyuncular: Kang-ho Song, Sang-kyuk Kim
Başlıca ödül ve adaylıklar:
-San Sebastian Uluslarası Film Festivali, en iyi yeni yönetmen, gümüş Seyşel ve FIPRESCI ödülü
-Tokyo Uluslarası Film Festivali, Asya Film Ödülü
IMDB Puanı: 8,1/10
Estar Abi Puanları:
-Joon-ho Bong: 9
-Sang-kyuk Kim: 10
-Taro Iwashiro (müzik): 10
Genel Puan: 8/10
Güney Kore de bizim gibi 80'li yıllarının büyük çoğunluğunu askeri darbe yönetimi altında geçirmiş bir ülke. Darbe döneminin yarattığı kıyım ve polisin başıboşluğu, işkenceler Kore halkının belleğinde önemli bir yer tutmuş. Kore tarihinin o bölümüne damga vuran olaylardan biri de kırmızı giyen kadınları öldüren ve öldürmeden önce de radyoya hep aynı romantik şarkıyı istediği kartpostallardan atan bir seri katil vakası. Üstelik cinayetlerin biçimi de Karındeşen Jack'î anımsatan cinsten. Güney Kore polisini en çok uğraştıran vakalardan biri.
Benim pek beğenmediğim ama uluslararası çapta büyük ün yapan Gwoemul/Yaratık filmiyle tanınan yönetmen Joon-ho Bong, bu filmle ciddi bir çıkış yakalamış. Çıkışının en önemli sebebi de dönemin cinayetlerle ilgili tüm tanık ve polisleriyle iletişime geçip bunu filme birebir yansıtabilmesi olmuş. Cinayetlerin asıl failinin Kore'yi demir pençeyle yöneten askeri darbenin olduğu, soyut bir dille mükemmelen ele alınmış filmde. Bu da ortaya politik altmetinlerle bezeli sağlam bir gerilim-polisiye çıkarmış.
SPOILER------------------------------------ (Zodiac filmiyle ilgili de spoiler içerir)
Filmde biri işkenceyle sorgulamaya meraklı başlarda pek işe yaramaz, polislik mesleği için gerekli sağduyu ve dikkate sahip olmayan bir polisle, onun tam tersi özelliklere sahip iki polisin olması ve filmin sonlarına doğru karakterlerinin adım adım yer değiştirmesi Saluni Chueok'un en başarılı adımı olmuş. Kişinin değişebilmesi temalı filmler içinde sağlam bir yer ediniyor bu haliyle. Yüzü yaralı çocuk, mastürbasyon ve çıplaklık meraklısı evli adam ve polis şefi tiplemeleriyle çeşitlenen karakter sunumu da cabası.
Saluni Chueok için Güney Kore'nin Zodiac'ı diyebiliriz. Zira her iki film de katilin kim olduğu bulunamadan bitiyor. Gerçi her ikisi için de bu doğal, çünkü iki film de gerçekte yaşanmış ve faillerinin bulunamadığı davaları ele alıyor. Her iki film de aynı kalitede. Salinui Chueok daha fazla politik altmetin ve dönem eleştirisi yaparken Zodiac, insani tutkuyu daha önde tutan bir film. Fakat nihayetinde her ikisi de polisiye filmlerin sağlam örneklerinden. Her iki filmi de izlerken olayların gerçek olduğundan haberdar olmadığım için son ana kadar bir katilin çıkacağı beklentisiyle izledim. Kimi izleyiciler için bu beklentinin karşılanmaması filmden soğumaya yol açabilir. Ama ben her ikisinde de bu yöntemin filmi daha da kaliteli bir noktaya çektiğini düşünüyorum.
SPOILER---------------------------
Salinui Chueok, yönetmeninin 4 uzun metraj filminden ikincisi. Son filmi Madeo/Anne de bir polisiye film olunca izlenilecek filmler listeme ilk sıradan giriverdi. Sinemanın güzel yönlerinden biri de budur zaten. Bir sinemacı size çektiği bir filmle bütün filmografisini de sunar aslında. Siz de izleyici olarak o sinemacıya bir şans vermiş olursunuz. Bu da aynı zamanda izleyicinin film kültürünün sistematik olarak genişlemesine olanak tanır. Sırf Madeo ile ilgili beklentiyi yaratabilmesi açısından bile Salinui Chueok çok iyi bir film. Zaten bu filme olan beklentimi de bir başka Güney Kore filmi olan Chugyeogja/Ölümcül Takip ortaya çıkarmıştı. Henüz bu zincirde zayıf bir halkanın olmaması da işin en güzel kısmı zaten.
İlginç Bilgi: Filmin iki yerinde katilin yüzü kısacık anlarda görünüyor. Ama tıpkı Zodiac'ta olduğu gibi her göründüğünde farklı bir oyuncu tarafından canlandırılmış. Böylece izleyicinin filmin sonunda katilin kim olduğunu tahmin etmesi gereksizleştirilmiş. Zekice!


0 yorum:
Yorum Gönder