17 Mayıs 2011 Salı

CELDA 211 (2009) - 10 PUANLIK FİLMLER

Yönetmen: Daniel Monzon
Oyuncular: Luis Tosar, Alberto Ammann
Önemli ödül ve adaylıklar:
-Goya en iyi film, yönetmen, aktör dahil 8 ödül
-İspanya Sinema Yazarları en iyi film, yönetmen,a ktör dahil 5 ödül
-Avrupa Film Ödülleri en iyi aktör adaylığı
-Toplam 25 ödül
IMDB Puanı: 7,7/10
Estar ABi Puanları:
-Luis Tosar (aktör): 10
-Daniel Monzon: 9
Genel Puan: 10/10

Malamadre... Sinema, Taxi Driver/Taksi Şoförü'nün Travis Bickle'ından bu yana belki de ilk kez bu denli güçlü bir anti-kahraman kazandı. Her şeyini kaybetmiş, tamamen ümitsiz bir adamın, kaybedeceği hiçbir şeyi olmayan bir adamın neler yapabileceğine dair sıradışı bir derleme Celda 211. İstanbul Film Festivali'nde gösterildiğinden bu yana Türk izleyicilerinin de ilgisini çeken film, Malamadre'nin önderliğini ettiği bir hapishane isyanını anlatıyor. Kötü koşullardan bıkmış 100 kadar tehlikeli mahkumun arasında kalan 3 ETA üyesi ve içeri tam isyan anında düşen bir gardiyan. Üstelik gardiyan, işe başlamadan bir gün önce ziyaret amaçlı gittiği hapishanede tam da Malamadre'nin yanına düşüyor.

Bir salise olsun sarkmayan ve tempo kaybetmeyen Celda 211, hapishane filmleri arasında heyecan ve alt-anlatım bakımından ayrı bir yer kazandı şüphesiz. Nicedir, "İspanyolsa iyidir" düşüncesiyle izlediğimiz ülke sinemasının mükemmel bir örneği. Bu mükemmeliyeti de lafı hiç sakınmadan, hiç eveleyip gevelemeden yaptığı sistem eleştirisinden alıyor. Sadece anlatıyla değil karakterlerle de yapıyor bunu. Seyircinin kolay kolay özdeşleşemeyeceği Malamadre karakteriyle, özdeşleşmenin ilk raundunu galip kapatan hapishane yönetimi arasında satranç gibi bir mücadele geçiyor. Yeni gardiyan Juan'ın sistem piyonluğundan vezirliğe geçişi, sistemin kendisini yaşatabilmek için insanları nasıl feda edebildiği Celda 211'in cesur anlatım ve karakterlerinden yalnızca birkaçı.

Hapishanenin klostrofobik ortamında izlemeyi hem kolaylaştıran hem de zorlaştıran bir atmosfer hakim filmde. Her şeyden önce bir kaçış filmi olmadığından, bir isyan hareketini anlattığından basit mutlu sonları zaten beklemeye almıyor Celda 211. Hatta daha ilk dakikalardan üç aşağı beş yukarı sonuçları tahmin edebiliyoruz. Ama insan unsurunun ve bir saniyede değişen durumların etkisiyle bir slalom anlatım mevcut filmde. Zaten işi güzelleştiren de bu.

Sadece anlatı ve karakterlerle de bitmiyor filmin güzelliği. Neredeyse her anında doğal olarak kullanılan küfürlü cümlelerin arasından mahpusların filozofik dünyasına bakabileceğimiz diyaloglar da geniş yer tutuyor filmde. Özellikle Malamadre, uzun hapsi hayatı ve bir nevi Tatar Ramazan karakteriyle her sözü ayrı değer taşıyan bir karaktere dönüşüyor. "Hayat seni hiç farkına varmadan bir saniyede beceriverir." gibi sözler dışarıdan fazla bayağı gelse de filmdeki atmosfer ve tansiyonda has bir gerçeklik taşıdığını farkedebilirsiniz.



Normalde göründüğünden çok farklı karakterleri canlandırmış olan Luis Tosar'ın hem ses tonu, hem de görüntüsüyle mükemmelen canlandırdığı Malamadre karakterinin yanı sıra filmin gizli performansı Releches rolüdeki Luis Zahera'dan gelmiş. Sürekli şapka takan ve konuşma güçlüğü çeken, diğerlerine oranla daha laf anlamaz ve tehlikeli görünen Releches'i canlandıran oyuncu adeta başka biri olmuş.

2009 yazından bu yanan bazı Frank Capra filmleri haricinde hiçbir filme 10 puan verememiştim. Çok şükür ki 2 seneye yakın bir zaman sonra bu puanı alabilen bir film karşıma çıkabildi. İzledikten hemen sonra hafızayı sildirip yeniden izleme isteği getiren bir film bu. The Green Mile/Yeşil Yol'un sanatsallığı ya da The Shawshank Redemption/Esaretin Bedeli'nin zekasını taşımasa da Celda 211 hapishane filmleri arasında çok özel bir yerde duruyor benim için.



İlginç Bilgi: Alman hapishane filmi Das Experiment/Deney'de filmin heyecanını dengelemek için ana karakterin karısı/sevgilisi ile ilgili anekdotlar serpiştirilmişti aralara. Celda 211 de aynı yöntemi yeğlemiş.

0 yorum: