The Hurt Locker/Ölümcül Tuzak filmini hatırlar mısınız? Absürd bir soru değil mi? Daha 1 yıl önce Oscar kazanmış bir filmin esamesi okunmuyor. Her yıl Oscar'ı kazanan filmin yeniden gösterime girmesi geleneği bile bozulmuştu 2010'da. The Hurt Locker, ABD dışında yeniden vizyona girmedi, vizyona girdiği yerlerde de ilk defa gösterimi yapıldı ki yayınlanma tarihi 2008 olan bir film için ilginç bir durumdu. Bir de Avatar vardı. Tüm zamanların en yüksek hasılat rekorunu daha uzun süre aşılamaz bir şekilde 3 milyar dolar sınırına dayandırmıştı. Film için icat edilen kameralarla yeni filmler çekilmeye başlanmadı. Daha bu yaz Special Edition'ı ile yeniden vizyona girmiş, yeniden tartışılmıştı. Geçen yıl favorim olmasa da Avatar'a yapılan haksızlıkla geçti gitti ve 2000'lerin ilk 10 yılı kötü bir kapanış yaptı.
Bu yıl ise geçen yılı mumla arıyoruz. Inception ve Black Swan haricinde Oscar adayı olmalı diyebileceğimiz tek bir film dahi çekilmedi. (Toy Story 3 mükemmel bir film olsa da hala animasyon filmlerin en iyi film kategorisinde yarışmasını doğru bulmuyorum.) The Kids Are All Right gibi Kanal D'nin gece 1'de yayınlayacağı filmlerin, Winter's Bone gibi iyi olmaya çalışan ama her yanından acemilik akan filmlerin bile yarışa dahil olduğunu gözlemledik. Sırf Coenler çekti diye sıradan True Grit ödüle aday oldu. 127 Hours, Danny Boyle hatırına, The Fighter da boks draması olmasının hatırına listede kendine yer bulabildi. The King's Speech pek hoşuma gitmese de 5 adaylı sistemde bile kendine yer bulabilecek kadar Oscar adayı yaftasını hak eden bir filmdi ama ödülü hak etmesi konusunda çekincelerim var.
Aday dışı kalan filmler arasında Martin Scorsese'nin Shutter Island'ı ve Ben Affleck'in umut veren The Town'ına üzüldüm. Bu iki filmin The Kids Are All Right'tan ne eksiği vardı anlayamadım.
Gelenek olduğu üzere Oscar filmlerine eğildik 1 ay boyunca. Çeşitli değerlendirmeler yaptık. Geçen yılki heyecanın onda birini bile yaşamasak da yine de eksik kalmak istemedik. Hatta ben bu yıl yabancı dilde en iyi film ve teknik dallardaki filmlere hiç ama hiç odaklanmadım ve sadece ana dallarda kalmayı tercih ettim. Hollywood'un tüm bir yıl boyunca 9 ve 10 puan verebileceğim bir tane bile film çıkaramamasından dolayı bu yıl Oscar benim için sessiz sedasız geçecek bir tören oldu. Kısa animasyonları, üstadına, Özgür Şahin'e bıraktım. Kısa film ve belgesel kategorilerini geçen yılki gibi yine es geçtim. Tüm bunların ışığında Oscar'a saatler kala yine de bazı değerlendirmelerde bulunayım.
1-En iyi film:
Törene bir kala ödülü kazanacağı beklenen iki film kaldı 10 filmden. The King's Speech ve The Social Network. Eğer yalnızca bu iki film yarışsaydı hak eden The Social Network olurdu ama şunu söylemeliyim ki ikisi de Oscar'ı hak etmiyor. The King's Speech, ülkesi İngiltere'den BAFTA ödülüyle döndü. Seyirci beğenisi kazandı ve en fazla adaylık alan Oscar filmi oldu. The Social Network ise BAFTA dışındaki tüm ödül törenlerinden galip ayrıldı. Özellikle de Altın Küre almasıyla prestij yarattı ama geçen yıl Avatar'ın Altın Küre'sine rağmen Oscar'ı kaçırdığını da hatırlayalım. Ayrıca David Fincher faktörü de The Social Network'ün en büyük kozu. Ödül törenini izlerken kurgu ödülünü alan filmin büyük ödülde en şanslı film olduğunu düşünebilirsiniz. Benim seçimime gelince 8 puan verdiğim iki filmden biri olan Inception. (Diğeri Toy Story 3)
Tüm bunların ışığında The Social Network'ün yüzde 55, The King's Speech'in yüzde 40 ve Inception'ın yüzde 5'lik bir şansı olduğunu düşünüyorum.
Kazanır: The Social Network
Kazanmalı: Inception
2-En iyi yönetmen:
Bu yıl, "artık sırası geldi" kontenjanından ödülün David Fincher'a gideceğini düşünüyorum. Büyük ödülü The King's Speech kazansa dahi bu durum değişmeyecek. Benim favorim ise filmini eksiklerine rağmen nakış gibi işleyen Darren Aronofsky oldu. Tabii Christopher Nolan'ın Inception'la aday olamadığı için bu değerlendirmeyi yaptığımı söylemeliyim.
Kazanır: David Fincher-The Social Network
Kazanmalı: Darren Aronofsky-Black Swan
3-En iyi aktör:
Javier Bardem dışındaki 4 adayı da izledim. Colin Firth kesinlikle hak ediyor. James Franco'nun tek kişilik bir filmde yarattığı başarının senaryodan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Jeff Bridges, iyi oynasa dahi geçen yılki ödülünden sonra şansı çok az. Jesse Eisenberg'in ise neden ödüllere aday olduğunu anlamış değilim. Kısacası Colin Firth yüzde 95 şansa sahip.
Kazanır-Kazanmalı: Colin Firth-The King's Speech
4-En iyi aktrist:
Natalie Portman'ın şansı yüzde 100. Diğer 4 aday, adaylık aldıklarına şükretsinler.
Kazanır-Kazanmalı: Natalie Portman-Black Swan
5-En iyi yardımcı aktör:
Geoffrey Rush, The King's Speech'te Colin Firth'le müthiş bir uyum gösterse de Christian Bale'in müthiş performansına oranla geride kalıyor. Bugüne kadarki ödül törenlerinin büyük çoğunluğunda da jüriler böyle düşündü zaten. Bale'in şansı yüzde 70
Kazanır-Kazanmalı: Christian Bale-The Fighter
6-En iyi yardımcı aktrist:
Her yıl oyunculuk kategorilerinin biri çok çekişmeli olur ve sonucunu önceden kestirmek çok zordur. Geçen yıl Mo'Nique'in fena halde hak ettiği bu ödülde bu yıl 3 güçlü, bir ortalama, bir de zayıf aday var. Melissa Leo, şu ana kadarki törenlerin çoğundan galip çıktı ama Helena Bonham Carter da son 15 gündür çok konuşuluyor. Hailee Steinfeld'in ilk uzun metraj çalışması True Grit'teki performansı da çok beğenildi. Jacki Weaver'i izlemedim ama şu ana kadar kimse şans vermedi performansına zaten. Benim favorim ise Julie & Julia'dan beri beğendiğim Amy Adams. The Fighter'da Christian Bale ile birlikte filmi sırtlıyorlar. Ki bu kadar sıkıcı bir film için fazla öne çıktılar. Melissa Leo, filmde Adams'tan daha az dakika alsa da yine de çok beğenildi. Açıkçası bu kategoride şanslar birbirine eşit görünüyor. Weaver dışında her türlü sonuç çıkabilir.
Kazanır: Melissa Leo-The Fighter
Kazanmalı: Amy Adams-The Fighter
7-En iyi uyarlama senaryo:
127 Hours ve The Social Network yaşanmış olayları ele aldığı için Akademi'nin kalbine daha yakınlar. 127 Hours'un diğerine oranla "başarı hikayesi" dengesi daha yüksek. True Grit'in ilk versiyonunun senaryo konusunda ödüle boğulmadığı malum. Bu versiyonunun da başarı kazanacağını düşünmüyorum. Toy Story 3, Up ya da Wall-E kadar özgün olmadığından şansı az. Winter's Bone ise en zayıf halka. Önceki ödül törenlerinin ışığında Aaron Sorkin'in The Social Network'le yüzde 60'lık şansa sahip olduğunu düşünüyorum. İlginçtir, filmi fazla beğenmesem de rakip adaylardan daha iyi bir senaryo olduğuna ben de kaniyim.
Kazanır-Kazanmalı: Aaron Sorkin-The Social Network
8-En iyi senaryo:
Bu dalda Black Swan'ın adaylık alamamasına çok şaşırdım. Aday olsaydı kazanmalı haneme rahatlıkla yazabilirdim. Her ne kadar özgünlüğü yaralı olsa dahi. Yerine giren Another Year'ı izlemedim ama hakkında da çok olumlu yazılar okumadım. The Fighter ve The Kids Are All Right zayıf adaylar. Burada asıl çarpışma Inception ve The King's Speech arasında geçecek. Christopher Nolan'ı artık ödülsüz bırakmayalım denilirse The King's Speech'in en iyi film şansına bile büyük zarar gelir. Şu ana kadar The King's Speech'in senaryo konusunda daha fazla ödül aldığını belirteyim. Tam bir iki uçlu değnek vakası. Her ikisinin de şansı yüzde 40.
Kazanır: David Seidler-The King's Speech
Kazanmalı-Christopher Nolan-Inception
9-En iyi animasyon film:
Kazanır-Kazanmalı: Toy Story 3
10-Yabancı dilde en iyi film:
Kategorideki 5 filmi de izlemedim. Biutiful diğerlerinden daha fazla öne çıktı ay boyunca ama kazanır mı kazanamaz mı hiçbir fikrim yok. Yine de adettendir diyerek tahminimi yazmış olayım.
Kazanır-Biutiful (Meksika)
11-En iyi görüntü yönetimi:
Matthew Libatique'in Black Swan'da özellikle bale sahnelerinde kadraj anlayışına hayran kalmıştım. Mükemmel bir iş ortaya koymuştu ve Black Swan'ın gizli kahramanıydı. O yüzden bu kategoriyi çok önemsiyorum. Kulislerde True Grit'le "artık sırası geldi" denilen Roger Deakins'ın ismi daha çok dolaşıyor. Bu kategoride geçen yıl bir hata yapmış ve Avatar kazanmalı-kazanır demiştim. Görsel efekt yoğunluğunun gözbağcılığı olsa gerek. Bu yıl Inception'la aynı hataya düşmek istemem. The Social Network'ün sinematografisi de vasat üstüydü. The King's Speech'teki çalışma ise benim favorilerimden değil. Bu kategorideki tahminlerimde yanılma payımın yüksek olduğunu belirteyim.
Kazanır: Roger Deakins-True Grit
Kazanmalı: Matthew Libatique-Black Swan
12-En iyi kurgu:
Bu yıl, en iyi kurgu-en iyi film ödüllerinin aynı filme gideceğini düşünüyorum. Ama The Social Network'ün biraz daha fazla şansı olduğunu belirtmeliyim. Bir anti-kahramanı bir trajedi kahramanına çevirmekte kurgunun da büyük payı vardı diye düşünüyorum.
Kazanır: The Social Network
Kazanmalı: Black Swan
13-En iyi sanat yönetimi:
Zor bir kategori. Özellikle Alice in Wonderland ve Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1'i izlememiş olmamdan dolayı yorum yapamıyorum. Diğer üç filmde sanat yönetimi adına bir olağanüstülük göremedim.
14-En iyi kostüm:
Adaylardan yalnızca The King's Speech ve True Grit'i izledim. Diğer üç filmi görmeden yapacağım bir yorumda The King's Speech'in bir dönem filmi olmasından da hareketle ödüle daha yakın olacağını düşünüyorum.
Kazanır-Kazanmalı: The King's Speech
15-En iyi makyaj:
Ödüle aday 3 filmi de izlemedim. Belki kurt adam tasarımıyla The Wolfman'ın önde olduğunu düşünebiliriz.
16-En iyi müzik:
İşte en çok merak ettiğim kategori. Hans Zimmer, Inception'la bu ödülü kazanırsa yılın, ödülünü en çok hak eden ismi listesine adını yazacağım. Inception soundtrack sadece 2010'un değil, tüm zamanların en iyi 10 soundtrack çalışmasından biridir bence. Kazanamazsa Akademi'nin bu yılki en büyük ayıbı olacak. Şu ana kadar Trent Reznor ve Atticus Finch'in The Social Network'teki çalışması çoğu törende ödülü kazandı. Alexandre Desplat'nın The King's Speech'le az da olsa şansı var. Fakat ne olursa olsun geçen yılın adaylarından Christoph Waltz (Inglourious Basterds-en iyi yardımcı aktör) beni nasıl heyecanlandırmışsa bu yıl da Hans Zimmer aynı heyecanı yaşatıyor.
Kazanır: Trent Reznor, Atticus Finch-The Social Network
Kazanmalı: Hans Zimmer-Inception
17-En iyi şarkı:
En fazla şans verilen, Dido ve A.R Rahman'ın If I Rise şarkısı. Ben pek de beğenmedim ama diğer adayları dinlemediğim için bir yorum yapamayacağım.
Kazanır-127 Hours
18 ve 19-En iyi ses miksajı ve en iyi ses kurgusu:
Çok hakim olamadığım bir kategori bu sene, lakin yine de emin olamasam da tercihlerim şu yönde:
Kazanır-Kazanmalı: (her iki kategoride de) Inception
20-En iyi görsel efekt:
5 filmden yalnızca Inception'ı izlesem de rahatlıkla söyleyebilirim ki üstüste binen evler ve uçurumdaki minibüs bile tek başına Inception'a bu ödülün gitmesi için yeterlidir. Inception'ın sus payı kategorilerinden biri olacak.
Kazanır-Kazanmalı: Inception
21-En iyi kısa animasyon: (Özgür Şahin'in tercihleri)
Kazanır: Grufallo
Kazanmalı: The Lost Thing
Kısa animasyon, kısa film, kısa belgesel, uzun metraj belgesel kategorileri her yıl olduğu gibi ilgi alanımın dışında olduğu için değerlendirme yapamadığım kategoriler oldu.
27 Şubat 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


0 yorum:
Yorum Gönder