Yönetmen: David Fincher
Oyuncular: Jesse Eisenberg, Andrew Garfield, Justin Timberlake
IMDB Puanı: 8,2/10
Puan: 7/10
Kült filmlerin yönetmeni David Fincher, son filmi „The Social Network“ta, son dönemde adini en cok duydugumuz dünyanin en genc milyarderi Mark Zuckerberg'i ve yarattigi Facebook hegemonyasinin baslangic ve yükselis öyküsünü iyi islenmis bir drama formunda beyaz perdeye tasiyor.
-SPOILER------------------------------
Harvard Üniversitesinin genc ve idealist ögrencilerinden biri olan ve bilgisayarcilik alaninda oldukca basarili genc Zuckerberg (Jesse Eisenberg), kendisini bir „pislik“ olarak niteleyen eski kiz arkadasinin bu sözünü gurur meselesi yapip, blogunda özel sirlarini anlatip kizlari kümes hayvanlarina benzetmesi ve akabinde tek dostu olan Eduardo Saverin (Andrew Garfield) ile hazirladigi „en seksi kiz“ anketini üniversitedeki iletisim aginda yaymasiyla dikkatleri üzerine bir kisi haline gelir. Harvard'daki varlikli ögrencilerden olan Cameron ve Tyler Winklevoss kardeslerin ve arkadaslari Divya Narenda'nin „FaceMash“ iletisim agi projeleri icin Mark'i secerler. Ancak Mark, tek basina kendini ispatlamak icin (muhtemelen eski sevgilisi Erica'ya bir pislik olmadigini göstermek icin) hazirlamis oldugu sayfayi yaptiklari anlasmaya aykiri davranarak üniversite aginda yayina sokar ve „TheFacebook“ Eduardo Saverin, Dustin Moskovitz ve Chris Hughes'in katkilariyla Zuckerberg tarafindan böylece yaratilmis olur.
Bir süre sonra Eduardo'ya finansal destegi sebebiyle katlanmaya baslayan Mark, Napster'in kurucusu ve cesitli davalardan ceza almis Sean Parker'in (Justin Timberlake) yasamina girmesiyle yollarini ayiracaktir. Sean gercek bir para avcisi, cevre sahibi, hirsli ve sempatik bir kisilik olarak Mark'i etkiler. Sean'in gelisi aslinda Eduardo'nun ortagi oldugu Facebook sirketinden hisselerini kaybetmeye kadar götürecek oyunlarin bir baslangicidir. Sean, Facebook üye sayisini 1 milyon kisiye ulastirirken, bunu kutlamak icin düzenledigi partide kokainle yakalaninca, Mark'in istegi üzerine Facebook'tan uzaklastirilir. Tabii bu olayda Mark'in parmagi olabilecegi ihtimaline de deginilir filmde. Mark icin sorunlar henüz bitmemistir. Hisseleri % 30'lardan % 0,03'e kadar indirilen Eduardo bundan ötürü Mark'a davar acar. Ayni zamanda Winklevoss'lar ve Narenda da fikir hirsizligindan ötürü actiklari ortak davalar neticesinde suclu bulunan Mark Zuckerberg, kardeslere 65 milyon dolarlik bir tazminat anlasmasi yapar. Eduardo'ya da gizli yüksek bir ödeme yapilir ve Facebook sirketinde ikinci kurucu olarak isminin gecmesi kararina varilir. Filmin son sahnesinde Mark'in kadin avukatinin son sözü üzerine „Sen bir pislik degilsin, ama olmak icin cok caba sarfediyorsun.“ Mark, Facebook üzerinden Erica'ya arkadaslik teklifi gönderir. Böylece Facebook sayfasini da ilk olarak net bir sekilde finalde görmüs oluruz.
-SPOILER------------------------------
Facebook'un dogum öyküsü aslinda bir intikamin öyküsüdür ve icerisinde bildik kazanma hirsinin dostluk gibi kavramlari degersizlestirmesini barindirir. Filmin senaryosu diyalog agirlikli olmasina ragmen, aslinda alabildigine de yalindir. Akillarda yer edecek dava sahnelerine gerek bile duyulmamis. Bazi diyaloglarin internetin yasamin her alanindaki gücüne vurgusu dikkat cekicidir. Sonucta 121 dk. boyunca izledigimiz genclerin hepsi bu sayede milyarder olmus mütesebbislerdir. Örnegin Mark'in kadin avukatinin Bosna icin agzindan dökülen: „Dogru düzgün yollari bile yok, ama Facebooklari var.“ cümlesi internetin global gücünün yerel yönetimlerden daha etkili oldugunu; zengin bir is adaminin cocuklari olan Winklevoss'larin yogun bir antremanla calistiklari kürek yarismasini kaybederken Mark Zuckerberg'in kisa zamanda elde ettigi Facebook basarisi, internet dünyasindaki ekonomik kazanclarin reel sektörden daha cabuk ve büyük boyutlarda gerceklestigi vurgusundaki gibi.*
Zuckerberg'in karakterinin kiskanc, egoist ve kompleksli yani film ilerledikce daha da belirginlesir. Hemen filmin basinda sevgilisi Erica'dan yedigi „pislik“ hakaretinin etkisiyle, ona kürek sporcusu olmayi teklif eden sevgilisine inat, kendisiyle is yapmak isteyen Winklevoss'lari dolandirma arzusunun altinda ayni zamanda profesyonel kürekci olmalari yatiyor. Phoenix'e secilme idealiyle yanip tutusan hirsli Mark, tek dostu Eduardo'nun bu okula kabul edilmesinin ardindan hakkinda bir tavuga iskence ettigine dair söylentiyi internette yayarak ondan intikamini alir. Buradaki tavuk faktörü de birebir sevgilisini benzettigi kümes hayvanlarindan baska bir sey degildir.
En son 1997'de Fincher'in „The Game/ Oyun“ filminde kameramanlik yapan ve daha cok „Seven/Yedi“ ile hatirlanacak olan Jeff Cronenweth'in geri dönüsü bizzat bu filmle olmustur. Karanlik tondaki görüntüleri bireylerin gizli düsüncelerini yansitirken, cogunlukla yatay ve kimi dikey hareket eden kamerasi da adeta mekanlari boydan boya didiklemektedir. Filmin ilk bölümünde Harvard Üniversite'sinin lüks parti odalari, ögrenci yurtlari, yemekhanesi, genis anfileri arasinda kampüste dolasiyor hissine kapiliyoruz. Mark'in sira disi yanina vurgu yapmak icin kiyafetlere bas vuruldugu gözden kacmiyor. Is görüsmesine geceligiyle gidisi, karli havada sortla kosmasi ya da disiplin kuruluna terlikle gelmesi gibi. Bu numara maalesef inandiriciliktan cok uzak. Facebook'un yükselisine katkisi olan Sean Parker'in ilk görüldügü sahnenin aydinlik tonlarda olmasi ise bir sembol olsa gerek.
Filmin 15. dakikasindan itibaren karsilastigimiz sorusturma sahnelerinde kimi sorulara verilen yanitlar, geriye dönüsler seklindedir. Bir anda izledigimiz bu görüntüler, sorusturma esnasinda yapilan yorumlarla kesiliyor ve tekrar geriye dönülerek kaldigi yerden devam ediyor. Ayni seyi ic mekanlari yer yer disaridan (pencere arkasindan) göstererek karanlik tonlarin seyirciyi yormamasina özen gösterilmesi gibi. Böylece anlatimda dinamiklik saglanmis. Icerideki iletisimin disariya gitmekte oldugu „mekanlar arasi gecislerle“ izah edilmeye calisilmis. Partiler, kampüsün ici ve Mark'in California'daki evindeki gecen bölümler, nadiren duydugumuz rock sarkilarinin esliginde filmi asiri dramatik bir sirket öyküsü yerine genclik filmine yaklastirmis. Filmin en basarili yani basindan sonuna kadar ayni tempoyu koruyabilmesidir.
Oyunculuklarda en kötüsünden iyiye dogru gidersek ilk olarak Sean Parker rolünde Justin Timberlake ile karsilasiriz. Acaba gise kaygisindan mi kadroya alinmistir bilinmez. Evet ilk bulusmadaki olumlu etkisi meshur „Bir milyon dolar harika degil. Harika olan nedir biliyor musun? Bir milyar dolar.“ repliginden olsa gerek. Zamanla sadece sempatik bir yüz olmaktan öteye gecemiyor. Leonardo DiCaprio daha iyi oynarmis hissine kapildim izlerken. Mark Zuckerberg rolünde Jesse Eisenberg'in verebilecegi bu kadarmis sanki. Film boyunca sogukkanli ve inatci bir kisiligi asik suratiyla kotarmayi basarmis. Oysa ki bu yüzü bir komedi filminde görmeyi cok isterdim. Sorgulama sahnelerinde daha basarili buldugumu da belirteyim. Filmin en iyi performansi, Eduardo'u canlandiran Andrew Garfield'e ait. 27 yasindaki genc aktör en duygusal karakter kendisine düstügü icin midir bilinmez, iclerinden daha kolay siyriliyor. Hatta Justin Timberlake (Sean) ile tartistigi sahnede ettigi su söz, iki oyunculuk arasindaki farka da bir gönderme gibi: „Senin yaninda durmayi seviyorum, cünkü beni sert gösteriyor.“
Kesinlikle bir kült degil, eli yüzü düzgün yapilmis, alisilmisligi kiramamis kisa dönemli bir biyografi filmi „The Social Network“. Oscar'larda Fincher rüzgarini da arkasina alarak flm, yöetmen, Senaryo, Kurgu, Görüntü ve Garfield ile Eisenberg'e cikacak oyuncu adayliklariyla sinema külliyatinda önemli bir yer edinecekse de özellikle Fincher ve Zuckerberg hayranlarina tavsiye edebiliyorum.
*: Der Spiegel


2 yorum:
Fincher anlatıda eski Fincher ama teknikte giderek geriliyor. Bir Indiana Jones molasından sonra ben de buna değineceğim.:))
Ellerine, klavyene sağlık.
:O)
Senden okumasi cok keyifli emin ol..
Filme 7 verdigime bakma, aslinda büyütülen film bu muymus diye sormadan edemedim kendi kendime. Fincher'in gerilemesinin nedenlerini senden ögrenmek konusunda inan sabirsizlaniyorum.
Ben de yayinlamis oldugun icin sana tesekkür ediyorum Muhammed.
Yorum Gönder