4 Ocak 2011 Salı

ERICH VON DANIKEN - ERINNERUNGEN AN DIE ZUKUNFT/TANRILARIN ARABALARI (1968)

12-13 yaşlarımdayken abimin elinde Erich von Daniken'in Prophet der Vergangenheit/Tanrıların Ayak İzleri kitabını görmüş ve Türkçe adı ilgimi çekmişti ama abim bu kitabı okuyabilmem için kitabın konusu hakkında (Musevilik tarihi ve Kutsal Ahit Sandığı) ön bilgi sahibi olmam gerektiğini söyleyince okuyamamıştım. Ama Erich von Daniken adı hep aklımda kalmıştı. Şimdilerde bu kitabı okumak için çok geç kaldığımı farkediyorum. Özellikle kitap bittiğinde içeriğini daha iyi özümsemek için yazarın sonraki kitaplarını da okumam gerektiğini görüyorum. Daniken turuna da böylece başlamış oldum zaten.

Tanrıların Arabaları, içeriğinin tamamen uydurma olduğu iddialarıyla ve özellikle de yazarının bu konudaki itiraflarıyla ünlü. Yazara göre dünyanın kimi yerlerinde bulunan heykeller, çizgiler, tapınaklar ve figürler uzaylıların binlerce yıl öncesinde dünyaya uğrayıp insanlarla temasa geçmesi sonucu ortaya çıkmış. Nazca düzlüklerindeki paralel çizgiler ve hayvan şekilleri, astronot gibi giydirilmiş çeşitli figürler, Mısır piramitleri ve firavun mezarları vs... hep bu teoriye göre oluşturulmuş. Uydurma konusu ise bana biraz havada göründü. Zira Daniken'in sunduğu şey asla ispatlanamayacak türden iddialar, aynı şekilde tersinin ispatlanması da mümkün değil. Yazılanlar tamamen Daniken'in "inancı" ve hatta umusu. O, bu açıklanamaz şekilleri bu inancına göre yönlendiriyor ve bir sonuca gitmekten ziyade okuyucusuna soru sordurmayı amaçlıyor. Kitabın hiçbir yerinde şu heykel kesinlikle uzaylıların işidir gibi bir cümle geçmiyor, onun yerine en yüksek ihtimalin bu olduğunu söylüyor Daniken.

Kitap hakkındaki, yazar daha sonra bunları kafasından uydurduğunu açıkladı kısmı da en yeni basımdaki önsözle birlikte ele alındığında şaşırtıcı görünüyor. Zira, Daniken, yıllardır bu kitabın ortaya attığı fikirlerin tersini iddia eden yüzlerce kitap ve makale yazıldığını, bir kısmının kendisi tarafından da değerlendirildiğindi ama kendi öz fikrine zeval veremeyen 3-5 bilgi hatası (ki o örnekler de önsözde yer alıyor.) haricinde bir önem arz etmediğini belirtiyor. Tabii ki bu soru işaretini gidermek için en iyi yol yazarın bir diğer kitabı olan ve Tanrıların Arabaları'na gelen eleştirileri yanıtladığı Habe Ich Mich Geirrt?/Yoksa Yanıldım mı'yı okumak. O kitaba sıra gelene kadar şimdilik Daniken'in iddialarının arkasında durduğunu düşünmek daha doğru olacak gibi.

Kitaptaki iddiaların herbiri birbirinden şaşırtıcı. Ama bana en ilginç geleni kesinlikle Nazca düzlükleri oldu. Ki eskiden beri orada yer alan şekiller hep ilgimi çekmiştir. Hele hele aşağıda fotoğrafını da eklediğim örümcek figürünün insan işi olacağını hiç zannetmiyorum ki aksi ispat edilse bile ben yine o figürlerin insan elinden çıktığına içten içe inanmayacağım sanırım. Delhi'deki yüzlerce yıldır paslanmayan demir sütun ve elbette Paskalya Adası'nın müthiş robotik heykelleri de kitabın bir solukta okunan bölümlerinden. Yalnız Paskalya'daki Moai heykellerinin ağaçlar üzerinde taşındığının imkansız olduğuna dair Daniken'in ortaya attığı fikirin çok gülünç olduğunu da belirteyim. Kitabın ilk konularından biri de Piri Reis'in Dünya haritası. Bilindiği üzere çizilmiş ilk dünya haritası Piri Reis'e aittir ve Daniken'in uzmanların değerlendirmelerini aktardığına göre gökyüzünden bakılmadan asla çizilemeyecek olan bu harita, dünyanın bugünkü bilinen haritasıyla tıpatıp aynıdır. Hatta Antarktika kıyıları bile bu haritada yer alır.

Daniken'in kitabı içindekiler yanlış da doğru da olsa (ki bence bunun bir önemi yok) mutlaka okunması gereken bir kitap. 1968 yılında henüz bilişim çağı başlamamışken senelerce en çok satan kitaplardan biri olması da şüphesiz dönem insanının bilgiye ve o bilgiyle oluşturacağı kurguya yönelik açlığını gösteriyor. Tıpkı The Da Vinci Code/Da Vinci Şifresi'nin başarısında olduğu gibi.



Puan: 8/10

0 yorum: