
Los Angeles'ın Beverly Hills'inde Beverly Hilton otelinin balo salonunda 67. kez düzenlenen Altın Küre Ödülleri dün gece sahiplerini buldu. Her yıl Oscar törenlerinden önce, Akademi ödüllerinin bir hazırlığı olarak görülen tören kimi zaman sürpriz sonuçlarıyla kimi zaman da hak edene verilen ödülleriyle 7 Mart'taki Oscar ödül törenine kadar gündemdeki yerine koruyacak.
Haiti'deki büyük depremin damgasını vurduğu törenin kırmızı halı sürecinde birçok sanatçının elbiseleri izin verdiği müddetçe depremzedeleri temsil edecek bir kurdele taktığı törenin sunucusu İngiliz yapımcı ve senarist Ricky Gervais idi. Yaklaşık 3 saat süren ödül töreninde birçok önemli sanatçı boy gösterdi.
Altın Küre, Oscar törenlerinden farklı olarak televizyon dizilerine de ödül veren bir tören. Sinema ödülleriyle birlikte toplam 25 ödül verildiği için ses, görüntü yönetimi gibi teknik dallardaki ödüller bu organizasyonda verilmiyor.
Geleneksel olarak en iyi yardımcı aktrist ödülüyle başlayan törenlerde kadın oyuncular konusunda pek bir sürpriz yaşanmadı.

Müzikal-komedilerde aktrist kategorisinde
Meryl Streep, iki farklı kompozisyonuyla aday olduğu gecede 8. kez ödüle uzanarak kendisi ve
Jack Nicholson'da bulunan rekora tek başına ulaşmaya başardı.
Julie & Julia ve
It's Complicated filmleriyle aday olduğu kategoride
Julie &Julia performansı ödüle layık görüldü. Drama aktristi kategorisinde de yine büyük bir sürprize rastlanmadı ve kendisine en yakın aday olan
Gabourey Sidibe'nin önüne geçen
Sandra Bullock,
The Blind Side filmindeki performansıyla ödülü kazandı. Yardımcı aktrist dalında ödül müzikal-komedi ve drama olarak ikiye ayrılmadı ve tek bir ödül verildi. Ödül,
Precious: Based On The Novel Push By Sapphire filmindeki oyunculuğuyla
Mo'Nique'e gitti. Sinemadaki ilk önemli işiyle ödül alan
Mo'Nique, bu ödülle, favori gösterilen
Vera Farmiga'yı (
Up In The Air/Aklı Havada) geçti.
Aktörlerde de çok büyük sürprizler yaşanmadı. Hemen hemen yarıştığı her festival ve yarışmada yardımcı aktör ödülüne uzanan
Christoph Waltz,
Inglourious Basterds/Soysuzlar Çetesi filmindeki rolüyle Altın Küre'yi de kazandı.
Sherlock Holmes performansıyla
Robert Downey Jr., her yıl ödülleri kimseye kaptırmayan
Daniel Day-Lewis'i geride bırakmayı başarırken;
Jeff Bridges belki de bu alandaki tek sürprize imza attı ve
George Clooney'nin favori,
Morgan Freeman'ın plase ve kendisinin sürpriz olduğu kategoride ödüle uzanan isim oldu.
Senaryo ödülü ana ödüllerden biraz önce sahibini bulmuştu. Ödülün
Up In The Air'e gitmesi, büyük ödülü de bu filmin kazanacağını düşündürse de diğer dallardaki başarısızlığı kuşkuları giderdi. Yılın animasyonu
Up/Yukarı Bak da gecenin en şaşırtmayan ödülünü aldı ve Oscar ödülünü bile şimdiden garantiledi.
Şarkı ve tema müziği dallarındaki ödüllerde de
Up ve
Crazy Heart ödüle uzandı. Böylece
U2'dan
Bono ve
The Beatles'tan
Paul McCartney'nin ödül kazanamadığı bir ödüle tanıklık etmiş olduk. Yabancı film dalındaki ödül, son 10 yılın bu konudaki en başarılı ülkesi olan Almanya'ya gitti ve orada ne işi olduğunu hala kendime sorduğum
Michael Haneke ödülü
Das Weisse Band- Eine Deutsche Kindergeschichte/Beyaz Bant filmiyle kazandı. Provokatif bir konuşma yapmasını beklediğim Haneke, düz bir teşekkür konuşmasıyla sahneden ayrıldı.
O ana kadar sadece senaryo ödülüne uzanmış
Up In The Air'in ana ödül hakkında
Avatar'a rakip olacağını düşünüyorduk. Yönetmen ödülüne sıra geldiğinde en iyi film ödülünün de kazananı büyük ihtimalle belli olacaktı. Nihayet, ödülü sonuna kadar hak eden
James Cameron'ın kazandığı açıklandı. Cameron'sa ödülü eski eşi
Kathryn Bigelow'un kazanmasını beklediğini söyleyerek hem bir jest yaptı hem de
Avatar fanatiklerini şaşırttı.

En iyi komedi-müzikal kategorisinde aday olan
Nine/9, Julie & Julia,
The Hangover/Felekten Bir Gece,
It's Complicated ve
(500) Days Of Summer/Aşkın 500 Günü filmlerinden
Julie & Julia (
Meryl Streep) hariç hiçbiri ödül kazanamamıştı o ana kadar. Hatta
The Hangover'ın yan dallarda adaylığı bile yoktu ve matematiksel olarak bakıldığında çok büyük bir haksızlık yapıldı, nihayetinde ödül Felekten Bir Gece'ye gitti. Diğer filmlerin hiç olmazsa adaylıkları vardı ama bu filmin ödülü hakettiğine dair desteği olacak herhangi bir durum yoktu.
En iyi film açıklanmadan evvel salondakiler de dahil herkes ödülün
Avatar'a gideceğinden emindi. O ana kadar, daha önceki yarışmaların çoğundan galip çıkan
The Hurt Locker'ın esamesi bile okunmamıştı.
Inglourious Basterds, sadece yardımcı aktör ödülü kazanmış,
Up In The Air ise senaryo ödülünü kazanmaştı.
Precious: Based On The Novel Push By Sapphire ise yardımcı aktrist ödülüyle yetinmişti. Kısaca biri sıfır çeken; dördü birer ödül kazanmış filmlerin arasında yönetmen ödülü kazanmış
Avatar öne çıkmıştı. Beklenen oldu ve
Avatar ödülü kazandı. Böylece
James Cameron, Beverly Hills'in de kralı olmuştu.
Avatar'ın
Up In The Air karşısındaki Oscar şansını da çoğaltan bu ödül, önceki birçok yarışmanın aksine hak edene gitmişti.
Daha önce de belirttiğim gibi 25 ödülün diğer yarısı televizyon dizilerine verildi. Dizilere hiç ilgim bulunmadığından bu ödüllerdeki haklılık payları hakkında bir fikrim yok fakat ödülü izlerken bir yandan da takip ettiğim Ekşi Sözlük yazarları arasında,
Michael C. Hall'ün ödüle uzanmasının büyük sevinç yarattığını gördüm. Büyük ödüle uzanan
Mad Men ise ödülü 3. kez üstüste kazanarak rekor kırdı. Sözlük yazarları bu ödülün
Dexter dizisine verilmesinden yanaydı.
Gecede yarışma dışı iki ödül daha verildi. İlki
Martin Scorsese'ye verilen
Cecil B. DeMille Ödülü'ydü.
Robert De Niro ve
Leonardo DiCaprio'nun sık sık birlikte çalıştıkları yönetmene ödülünü takdim ettiği anlar ve Scorsese'nin konuşması harikuladeydi. Scorsese, salonda bulunan ve yalnızca ödülleri önemseyen kitleye 100 yıllık sinema tarihinin en önemli parçalarına sahip çıkmanın gerektiğini didaktik olmayan bir dille basitçe anlattı. Diğer ödül ise törenden sonra verildi.
Miss Golden Globe yani gecenin en güzeli
Mavis Spencer oldu. Bu Spencer'ın gösteri dünyasındaki ilk işiydi.
Kişisel olarak törendeki bazı "en"lerim de şu şekilde:
- En güzel aktrist: Kate Winslet
- En yakışıklı aktör: Pierce Brosnan
- En iyi kostüm (kadın): Sandra Bullock
- En iyi kostüm (erkek): Colin Firth
- En kötü kostüm (kadın): Drew Barrymore
- En kötü kostüm (erkek): Mickey Rourke
- En kötü konuşma: James Cameron
- En iyi konuşma: Martin Scorsese
- En farklı konuşma: Robert Downey Jr.
- En kötü takdim: Tom Hanks
- En iyi takdim: Robert De Niro