Şevval Sam, Göksel, Işın Karaca gibi sanatçıların, eski şarkıları yeniden düzenleyerek seslendirdikleri albümler hakkında genel bir şey söylemiştim. Bu albümü muhtemelen seveceksiniz, ama bunun sebebi şarkıcılar değil şarkılar olacak. O şarkılar o kadar güzel ki, kim ne kadar zarar verirse versin özdeki güzelliği bozamıyor. Muharrem Kaşıtoğlu'nun 4 kez farklı baskılarla çıkan ve çıktığı dönem kitabevlerinde hafif çaplı bir rüzgar estiren kitabı da aynen o albümler gibi. Okurken hiç sıkılmıyorsunuz hatta bol bir zamanda bir okuyuşta bitirebilirsiniz. Kitabı okurken sürekli gülümsersiniz eğer o yılları yaşamış ya da o yılların kültürüne derin bir ilgi duyuyorsanız. Ama maalesef bu etkiyi yaratan şey kitap değil, içeriğinde anlatılanların özündeki güzellik. Kaşıtoğlu, her yerinden samimiyet akan ama acemice yazdığı bu kitapta fazla üstünkörü bir çalışma yürütüyor çünkü.
İnternet sitelerinden direkt alıntılanmış cümleler de içeren kitap, zaman zaman tarih hatasına düşüyor ve aslen 70'li yıllarda popüler olup 80'lerde o popülaritesini yitirmiş konuları ya da zaten 90'larda çıkmış kişi ya da konuları kitabına pek araştırmadan alıyor. Görsel kullanarak anlatılması elzem bazı maddelerde işi hayalgücümüze bırakıyor. Üzerinde durulabilecek bazı önemli bilgiler vererek okuyucuyu daha da meraklandırmak yerine her şeyi duygularıyla anlatıyor. Farzı misal bir misket oyununun nasıl oynandığını uzun uzun anlatıyor ama mesela bir Ondülin'in ne olduğundan hiç bahsetmeden sadece duygularını aktarıyor. Dönemin en önemli müzik ya da sinema olay ve kişilerini pas geçip kitabın sonlarına doğru bolca şarkı örneği vererek yer kaplıyor. En kötüsü de her açıdan güzelliği diğer on yıllara göre kat be kat fazla olan 70'li yılları ve Türkiye'ye popüler kültürün ilk defa uğradığı 60'ları hikaye ve terane olarak nitelendirmek. Oysa 80'lerde gündelik kültürümüze yerleşen ve ampirik bilgi kalıbıyla kullandığımız her şeyin önceki iki on yılın mirası olduğunu unutuyor.
Yine de kitap, unuttuklarımız hatırlatmasıyla, bilmediklerimizi bildirmesiyle okunmadan geçilmeyecek bir kitap. Keşke daha özenli hazırlanmış ve farklı bir isim kullanılmış olsaydı ama olmuş bir kere işte!
Puan: 3/10
HAKAN GÜNDAY
18 saat önce


0 yorum:
Yorum Gönder