26 Ekim 2010 Salı

THE BEST YEARS OF OUR LIVES/HAYATIMIZIN EN GÜZEL YILLARI (1946) - OSCAR ÖDÜLLÜ FİLMLER

Yönetmen: William Wyler
Oyuncular: Dana Andrews, Teresa Wright
Oscar: 7 ödül (Film, Yönetmen, Aktör-Fredric March, Yrd. Aktör-Harold Russell, Senaryo-Robert E. Sherwood, Kurgu-Daniel Mandell, Müzik-Hugo Friedhofer) 1 adaylık (Ses-Gordon Sawyer)
IMDB Puanı: 8,2/10
Puan: 7/10

Teresa Wright... Öncelikle bu ismi bir kenara not etmek gerekiyor bu film hakkında bir şeyler paylaşabilmek için. Klasik sinemanın en presitjli yönetmenlerinden biri olan William Wyler'ın elinden çıkmış olsa da, Oscar büyük ödülüne ulaşmış olsa da The Best Years of Our Lives, bir film olarak Teresa Wright'ın bireysel performansından daha başarılı değil. Alfred Hitchcock'un Shadow of a Doubt/Şüphenin Gölgesi'nde olduğu gibi evin akıllı kızı rolüne giren Wright, bu filmde öncülündeki muazzam performansını bile katlıyor ve ortaya tüm zamanların seyretmesi en keyifli oyunculuklarından birini sunuyor.

3 savaş gazisinin, memleketleri olan küçük Amerikan kasabasına gelmelerinden itibaren yaşadıklarını anlatan film, Amerikan toplumunun 2. Savaş'ın yaşandığı dönemde savaşa giden kahramanlarına karşı ne denli ilgisiz olduklarını çarpıcı bir dille sunuyor. Üstelik, bu 3 gazinin savaşa gitmeden önceki yaşantılarına dair tek bir sahne bile sunmadan savaş-öncesi ve savaş-sonrası arasındaki yaşamsal farkları bütünüyle yansıtabiliyor. Hikayenin zenginleşebilmesi için de üç farklı sosyal çevreden üç farklı gazinin çevresinde gelişen olaylara yoğunlaşıyor. Savaştan kahramanlıklarla dönmüş pilot yüzbaşı Fred, döndüğünde "kötü yola düşmüş" karısına katlanmak ve işsizlikle boğuşmak zorunda kalıyor. Üstelik, savaştan çavuş olarak dönmüş bankacı Al'ın genç kızına aşık olup işlerini iyice zorlaştırıyor. Gemide bir yangın esnasında ellerini kaybeden denizci er Homer içinse artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor ve ellerinin yerindeki kancalar hayatının her noktasını yırtıp atıyor.

The Best Years of Our Lives, adından da kendini belli eden sulugöz bir dram olacakken Wyler'ın tercihleri sayesinde iyi bir filme dönüşüyor. 3 saatlik süresi fazlaca uzun olmasa belki de büyük bir başyapıt olurdu. Üstelik Wyler, Ben-Hur'daki 3,5 saatlik süreyi tempoyla eşdeğer tutma becerisini bu ilk uzun film denemesinde gerçekleştiremiyor. Bu da filmin en büyük handikapı oluyor.

Öte yandan filmde Washington'dakilerin bütün toplumu kandırdığına inanan adama inen yumruk sahnesi filmin doğruculuğuna zarar verip, bütün her şeyi milliyetçi bir altyapıya aktarıyor. Filmin bu gereksiz milliyetçi yanı olmasa aslında sinema tarihinin en  iyi aşk filmlerinden biri de ortaya konabilirdi. Yine de milliyetçi gösteri işe yarıyor ve film Frank Capra'nın başyapıtı It's a Wonderful Life/Şahane Hayat'ın sonuna kadar hakettiği Oscar ödülünü evine götürüyor. Böylece 2. Dünya Savaşı'ndan en büyük nemayı kapan filmlerinden biri oluveriyor.

Filmdeki oyuncuların hiçbiri (Teresa Wright hariç) daha sonra büyük bir üne kavuşmuyor, bu filmle kazandığı prestiji bir süre sonra yitiriyor. Ama yine de her oyuncu rolünün gerektirdiklerini en iyi şekilde yaparak en azından filme zarar vermiyor.

İlginç Bilgi: Bu filmle Oscar kazanan ve ellerinin yerinde gerçekten de kancalar olan Harold Russell hayatı boyunca sadece 3 filmde oynadı. Diğer iki filmi, The Best Years of Our Lives'tan tam 34 sene sonra geldi.

2 yorum:

marlonbarando dedi ki...

Aynı ada sahip bir de Cüney Tarkın filmi var. http://marlonbarando.blogspot.com/2010/02/hayatmzn-en-guzel-yllar-1972.html
Oradaki tema şarkısını da dinlemeni tavsiye ederim. "Dört Mevsimin Birinde" Sanırım Müşerref Akay söylüyor.
http://video.google.com/videoplay?docid=7879835658976397184#

Muhammed Tiryaki dedi ki...

Çok sevdiğim ve sık sık dinlediğim bir şarkıdır. Her Bora Ayanoğlu bestesinde olduğu gibi kalite tavanda bu şarkıda da.

Söyleyen Müşerref Akay değil bu arada. Zafer Dilek'in ve Hülya'nın kardeşi Banu Kırbağ'ın da yer aldığı Zafer-Banu-Hülya üçlüsünün Hülya'sı söylüyor bu şarkıyı.