9 Ağustos 2010 Pazartesi

MILLION DOLLAR BABY/MİLYONLUK BEBEK (2004) - OSCAR ÖDÜLLÜ FİLMLER

Yönetmen: Clint Eastwood
Oyuncular: Clint Eastwood, Hilary Swank, Morgan Freeman
Oscar: 4 ödül (Film, Yönetmen, Aktrist, Yrd. Aktör) 3 adaylık (Aktör, Uyr. Senaryo-Paul Haggis, Kurgu-Joel Cox)
IMDB Puanı: 8,2/10
Puan: 7/10

Benim gibi klasik anlatımı çok seven sinema izleyicileri için Clint Eastwood'un değeri bir başkadır. Çünkü o bu alanda yaşayan tek usta yönetmen olarak eskimiş bir geleneği halen devam ettiriyor 80'i aşan yaşına rağmen. Eastwood'un yönettiği her filmde insan ruhuna ve kalbine dokunan ince etkiler bulmak mümkün. Kör gözün parmağına misali bodoslama bir etki değil bu, hafifçe hissettirilen. Ölüme mahkum bir kadının dilini ısırması esnasında duyduğu acının ruha etkisi kadar bir şey.

Million Dollar Baby, ustanın belki de en trajik ve en romantik filmi oldu 90'lardan sonra çektiği filmleri arasında. Kaybeden olmaya mahkum ve kendi hayatları içinde adeta çırpınan bir kadın ve bir erkeğin buluştuğu tek ortak noktada beliren bir kaybediş öyküsüydü bu. Klasik spor filmlerindeki "başarı" ve "inanmak" teması başlarda var gibi gözükse de bir müddet sonra öz-kontrol ve şans kavramları üzerinde bir film olduğu belli oldu.

70'inin üzerinde bir boks antrenörü, boks için oldukça yaşlı sayılabilecek 30'larında bir kadın ve boks yaşantısının son maçında bir gözünü kaybeden eski bir boksörün arasında geçen duygu dolu film, çoğu zaman ıskaladığımız şanslarımızı ele alırken neyi kaybedip neyi kazanacağımızın üzerinde duruyor. Favori boksörünün yaralanmamasını istediği için onu ünvan maçına çıkarmayan Frankie (Eastwood), onun başka bir menajerle ünvan maçını kazandığını görünce kendine bu soruyu sormakta gecikmiyor. Konu yalnızca ringlerde de geçmiyor. Frankie ile 23 yıldır her ayinde karşılaşan rahibin arasındaki soru-cevap dalaşmaları da bir rekabet taşıyor. Ama hepsinin hayatını bir restoranda bulaşıkçılık yapan Maggie'nin boksör olma hevesi değiştiriyor. Filmin anlatıcısı Eddie (Freeman), olayları özetlerken sinemanın bugününde artık olmayan incelikli ve nüktedan kelimelerle adeta dans ediyor.

Million Dollar Baby, Oscar törenlerinde favori gösterilen Martin Scorsese filmi The Aviator/Göklerin Hakimi'ni geride bırakarak büyük ödüle uzanmıştı. O tarihe kadar az gişe yapmış film, izleyicisinin gönlünde büyük yer edinse de kurgu eksiklikleri zaman zaman sırıtıyordu. Son sahnelerinin gereğinden bir 10 dakika kadar uzatılması filmin istediği etkinin de tam anlamıyla oluşamamasına neden olmuştu. Fakat Million Dollar Baby, bir yıl sonra bizzat Crash/Çarpışma'yı yöneterek bir Oscarlı filme daha imza atacak olan Paul Haggis'in muhteşem senaryosuyla göz doldurdu. Neredeyse her anı ayrı bir değer taşıyan bir film haline geldi senaryosu sayesinde. Yan hikayeler yerli yerindeydi. Maggie'nin hikayesindeki yürek-yetenek kombinasyonunu bir de kendine Danger adını veren safça bir delikanlı üzerinden anlatan senaryo, Frankie'nin kızıyla olan bozuk ilişkisini de başarıyla ele aldı. Kızı hiç göstermeden ve klişe bir sona bulandırmadan derinden derine bir öykücük yaratıldı. Ki zaten bütün film de Eddie'nin Frankie'nin kızına yazdığı ve cevabının ne olduğunu bilmediğimiz bir mektuptan oluşuyordu.

Bu film aynı zamanda Clint Eastwood'la çalışan oyuncuların yönetmenle olan uyumlarının da zirveye çıktığını gösteriyor. Bir önceki yıl bir başka Eastwood filmi olan Mystic River/Gizemli Nehir'in iki oyuncusu Sean Penn ve Tim Robbins'in Oscar almasından sonra Morgan Freeman, ilk; Hilary Swank ise 2. Oscar'ına Million Dollar Baby ile kavuştu. Her ikisi de hakkıyla alınmış, unutulmayacak bir performansın ardından gelen ödüllerdi. Ayrıca Million Dollar Baby, akademinin 5 majör kategorisine (film, yönetmen, aktör, aktrist, senaryo) aday olabilen son film oldu.

İlginç Bilgi: Filmde Maggie'nin son rakibi olarak izlediğimiz Lucia Rijker gerçek bir boksördü ve bu filmde Hilary Swank'in boks koçluğunu da o yaptı.

0 yorum: