8 Ağustos 2010 Pazar

A HISTORY OF VIOLENCE/ŞİDDETİN TARİHÇESİ (2005)

Yönetmen: David Cronenberg
Oyuncular: Viggo Mortensen, Maria Bello
Oscar: 2 adaylık (Yrd. Aktör- William Hurt, Senaryo- Josh Olson)
IMDB Puanı: 7,6/10
Puan: 9/10

İnsan vücudunun geçirebileceği en tuhaf değişimleri ele aldığı The Fly/Sinek, Crash/Çarpışma, Videodrome gibi filmlerden sonra ilk defa geniş kitlelere hitap edebilecek bir filmi çeken David Cronenberg, en güzel yapıtlarından biri olan Spider/Örümcek'ten aldığı mekan duygusu ve atmosfer derinliğini 2005'teki a kalite filmi Şiddetin Tarihçesi'ne de yedirebilmiş. Üstü örtülü imalarla bolca iğnelenen Amerikan Rüyası'nın aynı ülkenin sistematik gerçekleri çerçevesinde mutlaka ihtiyaç duyduğu şiddete dayalı organizmalarla nasıl da çelişebildiğini gösterebilmek için, popüler klişeleri de bir marmelat gibi kullanabilmiş.

Geçmişin ve özellikle geçmişte yer alan günahların, insanları nereye kadar kovalayabileceğine dair bir soru bu film? Bir gün tamamen meşru müdafaa gereği 2 kişiyi öldürüp kahraman olduğunuzda işlediğiniz cinayetler de bir şiddetin sonucuysa gerisi nasıl gelecektir?

SPOILER---------------------------------

İlk 1 saat boyunca Tom Stall adlı aile babasını izlerken yavaş yavaş koltuktaki yerini alan Joe Cusack aileyi sıkı bağlarıyla hesaplaşmaya itiyor. Avukat bir anne, restoran işletmecisi bir baba, liseli bir erkek çocuk ve küçük bir kız çocuğundan mütevellit bilindik Amerikan ailesi, babanın her türlü önlemi almasına rağmen, kapılarına dayanan şiddete yenik düşebiliyor. Üstelik Stall, tüm düşmanlarını öldürdüğü ve doğru dürüst fiziki yara almadığı halde. Peki o halde son sahnedeki buruk tablonun amacı ne? Çünkü fiziki yaralardan muzdarip kalmasa da etliye sütlüye karışmayan bir hayatın içinde aile artık eski düzenine dönemeyeceğini biliyor.

Fakat yine de aileye bağlı bir yaşantının Amerikan toplumunun kurtuluşu ve refahı için elzem bir sistem olduğunu görüyoruz. Geçmişte çıktığı kızlar arasından evlenmek için seçtiği kişinin gece rüyasında gördüğü bir adam zannedip omzuna çatalı batıran kız olduğunu bilen garsonun, "burada bizden olanı koruruz" derken bile şiddetin belli bir grubun himayesinde olmadığını bal gibi bilen bir şerifin, ya da basit bir kavga sonucu beyzboldaki intikamını alabileceğini düşünen liseli züppenin rakibini alt edeceğini düşünmesine sebep olan da zaten o "bir olma" duygusu değil midir? Film, bütün yan karakterleriyle, güvenilir bir çevre yaratmaya çabalayan mutlu görünen ama gelebilecek en küçük bir saldırıda mululuklarının gölgeleneceğini farkedemeyen bir Amerikan güneyli kasabası yaratıyor.

Gençliklerini yaşayamadıkları için orta yaşlarında liseli fantezisi kuran Stall çifti, şiddetin araya girmesiyle film ekibinin verdiği "Gangster sex" adını sonuna kadar hak eden bir seks yaşantısına doğru evrilirken, hikayenin de şiddetin özünde yatan ana içgüdüye seslendiğini duyuyoruz. "Bir olma" içgüdüsünü güvenlik amacıyla mütemmim cüz haline getiren bir çiftin bir olmaya çalışırken ikiye ayrıldığını görmemiz de zaten bunun kanıtı.

SPOILER-------------------------

A History of Violence, izleyicisi tarafından ya çok sevildi ya da hiç beğenilmedi. Üstelik filme bir macera filmi olarak yaklaşanların Cronenberg'in tuhaf derecede şeffaf vizyonundan etkilendiklerini de gördük, içeriğe adapte olup da oldukça gerçekçi aksiyon sahnelerine yenik düşenleri de. Ama ne olursa olsun bu film Viggo Mortensen'e yaradı. Çünkü tam da aktörlüğünün olgunluk çağına doğru yol alırken büyük bir yönetmenle iki filmde (diğeri Eastern Promises/Şark Vaatleri, üçüncü film de yolda) üst üste çalışma şansını yakalamış oldu. Ed Harris, her zamanki gibi muhteşemdi. Bununla birlikte, bugüne kadar oyunculuk örneği verdiği filmlerin sıradanlığına rağmen Maria Bello'nun en azından iyi bir aktrist olmaya yönelik samimi çabası da dikkatlerden kaçmayacak kadar ortadaydı.

İlginç Bilgi: Sevişme sahnesinin sonrasında Maria Bello'nun sırtında gördüğümüz yaralar makyaj değil. Gerçekten de o sahnelerde bu yaralar oluşmuş.

0 yorum: