30 Nisan 2010 Cuma

TORN CURTAIN/ESRAR PERDESİ (1966)

Yönetmen: Alfred Hitchcock
Oyuncular: Paul Newman, Julie Andrews
IMDB Puanı: 6,6/10
Puan: 6/10

Alfred Hitchcock'un düşüş sürecini başlatan ve sinemada artık daha az film çekmesine neden olan filmdi Torn Curtain. Daha önce de çeşitli gizli servislerle ve casusluk hikayelerle meşgul olan usta, bu kez Avrupa'nın tam ortasında casusların cirit attığı ülkelerde bir Soğuk Savaş filmi çekmiş fakat başarılı olamamıştı. Hatta kendisine en iyi film müziklerini bestelemiş olan Bernard Hermann'la tartışıp Hermann'ın kadrodan çıkması, bu filmin uğursuz bir yapım olacağını belli eder gibiydi. Oysa film, Hitchcock'un 50. uzun metraj kurgu filmiydi. Bu yüzden de büyük beklentiler oluşmuştu. Filmin galasında önceki tüm filmlerinin adlarının yer aldığı bir pastayı kendi eliyle kesmişti yönetmen. Ününün ve yeteneklerinin doruğunu yaşadığı 50'lerin etkisiyle hala büyük bir film çıkacağı bekleniyordu. Fakat beklenen olmadı ve kimileri için 1950'den sonraki en kötü Hitchcock filmi olarak kaldı Torn Curtain.

Kendi adıma filmin öyle çok da kötü bir film olmadığını söylemeliyim. Merkezine aldığı bir teması, bir hareket itkisi ya da yapı izleği olmamasına rağmen ikinci yarısıyla toparlayan bir görüntü çiziyor film. Hatta genç bir yönetmenin ilk filmi olsa belki de ayakta alkışlanacak bir yapıta dönüşebilirdi. (David Fincher-The Curious Case Of Benjamin Button akla gelebilir yakın bir benzeşme için.) Hitchcock, daha önce çok popüler yıldız aktörlerle çalışmayı tercih etmiyordu. Ama 1960'tan beri kadroya dahil ettiği her aktörü meşhur etmişti. Paul Newman da sinemada yeni yeni adını duyuruyor olmasına rağmen, bu filmle üne kavuşuverdi. Oysa Hitchcock, film için Cary Grant'e teklif götürmüş fakat Grant yaşlandığı için rolü kabul etmemişti. Hitchcock'un bu tercihini doğru bulmak elde değil. Zira, Grant'in yaşlanması bir yana, ikinci bir North By Northwest/Gizli Teşkilat'ın çekilmesine hiç gerek yoktu. Julie Andrews ise bu filme kadar Mary Poppins'le bir Oscar kazanmış, ve bir önceki yılın Oscarlı filmi olan The Sound Of Music/Neşeli Günler'de başrolde yer almıştı. Hitchcock, son filmlerde aktristleriyle sürekli tartışıp bu isimleri canından bezdirse de nedense Andrews'la iyi anlaşmış hatta aktristin senaryo biçimlendirmelerini de kabul etmişti. Fakat filmde yan karakterleri oynayan sıradan oyuncular ikiliden daha çok başarılı kabul edildi. Gromek rolündeki Wolfgang Kieling ve Kontes rolünde Lila Kedrova, eleştirmenlerden bolca övgü kazandı.

Tipik bir bomba formülünü çalma eylemini anlatan, kimi zaman temponun düştüğü kimi zamansa (özellikle otobüs sahnesiyle) hız kazanan Torn Curtain, yine de Hitchcock'un bir sonraki filmi Topaz'e göre kat kat kaliteliydi. Film, Hitchcock'un eski numaralarına pek bulaşmasa da yine de bir iki sembolik örnekle yönetmenin eski günlerine göz kırpıyordu. Çiftlik evindeki cinayet sahnesinin olabildiğince uzaması sayesinde izleyicinin ters özdeşleşme yaşaması, Profesör Lindt'in tip ve isim olarak Lenin'e benzetilmesi gibi sembolik yaklaşımlar filmde fazla göze batmadan yer alan örneklerdi.

İlginç Bilgi: Filmin dans sahnesinde çalan Viyana Valsi hakkında Hitchcock daha önce Waltzes From Vienna isimli bir film çekmişti.

0 yorum: