Bir önceki albümü Mektubumu Buldun mu'yla, her albümünde mutlaka bir kez denediği eski şarkıları söyleme alışkanlığını baştan sona bir albüm projesi olarak ortaya çıkaran Göksel, nostalji trenine ikinci vagonu da ekledi. Mektubumu Buldun mu'yu vakti zamanında epey eleştirmiştim. Bir iki şarkı hariç Göksel'den beklenmeyecek kadar kötü işler içeriyordu. Hayat Rüya Gibi'nin formatını farkedince Mektubumu Buldun mu'yu öpüp başıma koyasım geldi. Zira albüm baştan sona karaoke modeli. Şarkıların orijinallerinin müzikal formülünü ve hatta enstrüman aranjelerini aynen alıp üzerine şarkı söylemek ne zamandan beri cover oldu acaba? Ya da tipik Göksel tınısından ziyade şarkıların asıl sahiplerinin seslerini taklit etmeye çalışmak ne zaman iyi şarkıcılık sayılır oldu? Oysa Göksel, kendi tarzı içinde çok iyi şarkılar besteleyen, aranjörlük yönü sağlam ve iyi şarkı söyleyen bir sanatçıydı. Her ne kadar Ay'da Yürüdüm albümüyle düşüşünün sinyallerini vermiş olsa da yine de yeni şarkılardan oluşan bir albümle eski çizgisini bulabilirdi. Oysa şimdi nostalji merakının içinde yitip gitmiş durumda.
Şarkılardan tek tek bahsetmek pek de gerekli değil. Zaten yukarıda şarkıların formülizasyonunu özetlemiş idim. Ama mesela Göksel'in tercih ettiği yorumlar hakkında bir iki kelam etmek doğru olacaktır. Albüme adını da veren Hayat Rüya Gibi, malum, Orhan Gencebay'ın Kabahat Seni Sevende şarkısı. Gencebay'ın erken dönem klasiklerinden biri olan şarkıyı, Kamuran Akkor da muhteşem bir aranje ile birlikte okumuştu. Göksel de Gencebay versiyonundan ziyade Norayr Demirci'nin düzenlediği Akkor versiyonunu tercih etmiş. Sonra da deyim yerindeyse basmış karaokeyi.
Ajda'nın meşhur düet şarkısı Palavra Palavra'da Teoman konuk. Şarkıyı bilen bilir, Teoman'ın seslendirdiği kısım bir acemi çapkının sözlerini oluşturur. Oysa Teoman böylesi bir acemi çapkın rolünden farklı bir imaja sahip. Karakteri şarkıya oturmayınca ses de oturamıyor haliyle. Hasretinle Yandı Gönlüm için de Edip Akbayram yerine Seha Okuş yorumu tercih edilmiş. Aslında doğru bir tercih fakat bu kez de Okuş'un o sade ama çok güçlü sesine karşılık Göksel'in bebeksi, kırılgan ve naif sesi oturmak zorunda kalmış. Sevil Neşelen, bir önceki albümün Dudaklarında Arzu'su konumunda. Olmaz Olsun ve Başıma Gelenler tam Göksel'lik şarkılar ama orkestrasyon berbat bu kez de.
Mektubumu Buldun mu için de söylemiş idim. Albümü dinlerken alınan tat şarkıcıdan değil şarkıdan kaynaklı. Yoksa Gencebay'ın harikulade bestesinin Norayr Demirci tarafından muhteşem aranje edildiği bir versiyonu ben seslendirsem o bile güzel gelir kulağa. O yüzden Palavra Palavra şarkısında Göksel'in de dediği gibi: "Beğenmedim"...
30 Nisan 2010 Cuma
GÖKSEL'DEN KARAOKE ALBÜM: HAYAT RÜYA GİBİ
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


4 yorum:
Bu yazının altına en başta iyi müzik dinleyicisi olan herkesin imza atması lazım ...
Albümle ilgili önümüzdeki günlerde ben de görüşlerimi yazacağım ama şunu kesinlikle diyebilirim ...
''Beğenmedim'' :) ...
Ya da ''Depresyondayım'' :) ...
İşin ilginç yanı, albümün kötü olacağını daha çıkmadan tahmin etmiş idim. Ama karaoke anlayışını ben de tahmin edemedim:)) Cover'da son nokta:))
Senin yazını da bekliyorum...
Piyasa şaşmış cidden yakında spor yazarlığına falan başlarım ben :) ...
Bu arada ben de Norayr Demirci'yle Metin Alatlı'yı karıştırmışım:))
Kadri, Işın Karaca'nın Arabesque albümünü nasıl buldun? Dinlemeye değer değilse hiç bulaşmayım:))
Yorum Gönder